Gökhan Tan Şiirleri - Şair Gökhan Tan

Kendime ait bir çok şeyi Ben aynam ve Timsalim adlı şiire sığdırmaya çalıştım tabiki bir bütün teşkil etmiyor ama özet sayılabilir.Zaten geçmişe bakmayı da pek sevmem bir şekilde ardışık yaşamayı seçiyorum hayatı hangi kangren acının perhizidir bu bilinmez...

Gökhan Tan

Hohensalzburg kilisesinin çanları yankılanıyordu, Slazburg’un dört yanı tepe olan yamaçlarından
Bardaktan boşalırcasına yağıyor yağmur, Tuna’nın kolları vadiye doğru akıyordu tüm heybetiyle
Mızrap başlı yıldırımlar aydınlatıyor geceyi, rüzgarlar Slazburg ormanıyla senfoni veriyordu sanki bu gece
Getreidegasse sokağındaki bay Leopold Mozartın evinde ise farklı bir telaş vardı sabaha karşı
Odun sobaları tüm gece harlandı, çatı katındaki oluklar yamanmış, sabaha kadar gözlerini bile kırpmamıştı tüm aile
Bay Leopord son bir kez daha el yordamıyla piposunu doldurup, olmazsa bir saat gözlerini dinlendirmeyi düşünüyordu

Devamını Oku
Gökhan Tan

Karanlık, kimsesiz bir oda’da sahipsiz ve tutsak hissediyordu kendini
Rönesans’ın ışığıyla aydınlattı karanlığını
Kimsesizliği, gayrı meşruluğundan öteye gidemedi
Babası Sen Piero ve Ortadoğulu bir köle olan annesi Katerina’ nın ilk eşleri Leonardo’yu sahiplenmedi
O da, zaten bir daha asıl adı olan Sen Piero’ dan olma anlamına gelen Leonardo Di Ser Pietro Da Vinci ismini bir daha zikretmedi
Tutsaklığına gelince, o esareti içine hapsetti hürriyetin

Devamını Oku
Gökhan Tan

El üstünde tutulan her biblo gibi,düşüp kırılacaksın yere
Onarıp,kırık dökük halinle vitrinime koyacağım seni
Süpürüp atmayacağım,hayır seni tanrıça yapmayacağım
Her baktığımda o kırık dökük halinle vitrinimde olacaksın

Devamını Oku
Gökhan Tan

Evveliyatı ile hoş geldiniz dünyama
Zaten muhteviyatında hep vardınız
Nasıl,her nesne bir yer teşkil ediyorsa boşlukta
Sizde,cürümünüz kadar yer kapladınız dünyamda
Ben,aynam ve timsalim yani benim aynadaki timsalim
Acep nasıl akis ediyordu sizlere,sırlı camların ardından

Devamını Oku
Gökhan Tan

Önce gölgen kayboldu,ardından ayak seslerin
Peşi sıra kokun,bir toz bulutu gibi dağıldı üstümde
Düşler,umutlar,tutkular derken...
Hatıralar,hatıralar eksik kalırmı hiç,onlarda terk ettiler birer birer
Şimdi biz artık neyiz biliyor musun?
Terk edilmiş bir dün,umutsuz bir yarınız

Devamını Oku
Gökhan Tan

Sabaha karşı Gümüşsuyunda bir Rus meyhanesi
Çiğ balık ve bir kadeh rus vodkası parlatıyorum
İçeride bir çok müdavim var,çoğu sefaretten gelme zarif Rus insanlar
Bıçkın filintalar ve hemcinslerini arayan delikanlılar cabası
Az ileride,karşı kaldırımda sırtını taş duvara yaslamış bir Rus fahişesine ilişiyor gözlerim.
Yanıbaşından bir hamal geçiyor,sırtında boş küfesiyle ıslık çalarak

Devamını Oku
Gökhan Tan

Kendi tenhalığında yaşıyorum hayatı,ulu orta
Kaygıdan ve teselliden uzak.
Herhangi bir zaman dilimi dışında,yaşamın bir köşesine iliştirilmiş olarak
Bencil her duygum törpülendi
Mümkünmüdür artık susmak,dönüşü olmayan bir çığlıktan sonra
Dönmek mümkünmüdür,dönmek yolun sonundan aynı başa

Devamını Oku
Gökhan Tan

Ardından bakakalamadım bile, gitti göçmen kuşlar gibi güneye
Ne ben sordum, ne o söyledi
İnfazım bir gece yarısı, tek celsede ve gıyaben yapılmış olsa gerek
Olur da bir bahar takılır gelir kuzey rüzgarının peşi sıra
Ne ben sorarım ne o söyler, usulca girer koynuma

Devamını Oku
Gökhan Tan

Sürüncemede kaldı güneş
Gittiğinde bir akşam üstüydü
Gittin, bir şeylerden medet umarak
Geldiğin gibi, haber vermeden
Oysa, yeni gömlek değiştirmiş bir yılan gibi sokulmuştum koynuna
Seni başka herhangi bir kadına aşık olabilecek duygularla sevdiğimi

Devamını Oku
Gökhan Tan

Üç perdelik bir oyunun her sahnesini aynı yalnızlığa oynuyor
Dramı canlandıran hüzünbaz,son perdede inince yüzünden
Bir eliyle maskesini çıkarıp, diğeri ile eğilip seyircisini selamlıyor
Göz ucu tenha salonda,yöğmiye çıktımı kaygısı
Gençliğinde,üçüncü sınıf otellerde yağlı şişman turistlere
Takma bıyık ve kadın çorabıyla yaptığı animatörlük yılları geliyor aklına

Devamını Oku