Gizli Evren Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4297

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Gizli Evren

Evrenin tezgahı tıkırdar sessiz,
İplikler atılır pürüzsüz suya.
Gezegen turluyor yorgun, bedelsiz,
Renkler gönderildi sonsuz uykuya.
*
Kader fırçasını tutmuş tersine,
Boyar tuvalleri gizli, sedasız.
Fırtınalar koptu deniz üstüne,
Sular dalgalanır sonsuz, nidasız.
*
Bazen ilkyaz yelleriyle dirilip,
Ovanın sinesinde eşsiz şölen.
Filizler büyütür tatlı bezenip,
Tohumun kökünden göğe yükselen.
*
Milletin koynuna töre döşenmiş,
Tarihin destanı tunca kazınmış.
Gelecek nesiller kökten beslenmiş,
Ecdadın sözleri ipe dizilmiş.
*
Şahsın mayasında biçimlenir huy,
Dürüstlük tablonun solmaz rengidir.
Asil duruşlara saygılarla uy,
Haysiyet gururun parlak dengidir.
*
Zamanın çarkları döner yorulmaz,
Sabır ilmeğiyle süslenir devran.
Düğümler atılır, ipler kırılmaz,
Tebessüm dileyen sineler hayran.
*
Barışın ezgisi sözlerden taşar,
Hiddeti bitenler savaştan bıkar.
Omuz omuza yürüyenler aşar,
Siyah ufuklardan aydınlık doğar.
*
Doğanın bağrında sonsuz intizam,
Mevsimler ritimle raksını sunar.
Tabiat gücünden kusursuz nizam,
Yeşeren kırlara damlalar konar.
*
Ahengi bozulmaz mavi fezanın,
Gezegenler döner şaşmaz yasayla.
Zerreler titreten derin sedanın,
Hücreler birleşir gizli asayla.
*
Sanatkar ruhunda çırpınır ilham,
Meydan okur bütün zorlu şartlara.
Kelimeler olur dizesi tamam,
Mısralar kazınır boş kağıtlara.
*
Notalar dizilir sazın üstüne,
Beste biçimlenir sesle, nefesle.
Hüzünler serilir yazın üstüne,
Sevinçler dağılır tatlı hevesle.
*
Mimari yükselir sütun, revakla,
Yapılar süslenir zarif oymayla.
Ustalar yoğurur tozu toprakla,
Eserler şahlanır büyük coşkuyla.
*
Ferhat deliyorken sarp kayaları,
Şirin izliyorken gizli sevinçle.
Zühre besliyorken saf hülyaları,
Tahir kucaklıyor soylu övünçle.
*
Nineler beşiği sallar usulca,
Ninniler fısıldar masum sabiye.
Uykuya dalarak büyür uğrunca,
İstikbal bırakır mutlu hediye.
*
Çiftçiler tohumu atar ovaya,
Bereket fışkırır nemli çamurdan.
Başaklar uzanır sonsuz semaya,
Ekinler beslenir yağan yağmurdan.
*
Mısır kervanları bozar izleri,
Heybede taşınır eski öyküler.
Babil zindanında hüznün gizleri,
Uzaktan duyulur mahzun türküler.
*
Soğuklar kaplarken uzak köyleri,
Tepeler üstünde boranlar eser.
Sobalar ısıtır sıcak tenleri,
Ayazlar bağırıp soluğu keser.
*
İşçiler budarken zayıf fidanı,
Tohumlar yeşerip vadi süslendi.
Ormanlar gizliyor ıssız kovanı,
Arılar gezinip nektar gizlendi.
*
Hekimler bağlarken hasta çehreyi,
Şifalar sunuldu yorgun hastaya.
İlaçlar diriltir bitkin kütleyi,
Dilekler fısıldar mavi semaya.
*
Madenci dalıyor derin kuyuya,
Kazmalar çarpıyor sert kayalara.
Alınlar boyanır koyu boyaya,
Işıklar taşınır loş odalara.
*
Kaptanlar yöneltir devasa salı,
Pusula gösterir şaşmaz rotayı.
Tayfalar topluyor ıslak çuvalı,
Limanlar kucaklar sessiz adayı.
*
Seyyahlar tırmanır sivri zirveye,
Çadırlar tutunur sıcak kumlara.
Odunlar yığılır ıssız köşeye,
Dolunay yansıyor durgun sulara.
*
Makaslar şıklığı ölçüp kesiyor,
İğneler deliyor narin deriyi.
Meltemler vitrinde hızla esiyor,
Bugün usta özler eski geriyi.
*
Fırıncı yoğurur taze hamuru,
Mayalar kabarır sıcak fırında.
Tuğlalar kaplıyor ıslak çamuru,
Aşçılar pişirir yalaz bağrında.
*
Ressamlar boyuyor beyaz tuvali,
Fırçalar boyuyor usul adımla.
Tablolar yansıtır mahzun ahvali,
Renkler bütünleşir tatlı yudumla.
*
Heykeltıraş yontar sert mermerleri,
Çekiçler yankılar boş salonlarda.
Tarihe kazınır şaheserleri,
İzleri silinmez tozlu çağlarda.
*
Alimler okuyor gizli evreni,
Kitaplar taşıyor engin feyizle.
Bilimler parlatır meçhul çevreni,
Kalemler işliyor, silinmez izle.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 11.06.2026 21:13:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!