Bitmeyen Sevda
Sen benim bitmeyen sevdamsın,
yarım kalan bir cümlenin
içimde tamamlanmayan hâli…
ne başı belli
Sensiz ne haldeyim bir bilsen...
Nefes alıyorum evet, ama yaşamıyorum.
Göğsümde taş gibi bir boşluk,
Adını koysam kırılacak; bu yüzden susuyorum.
Aynalara küstüm,
Bizim Yalanımız
“Ayrılık diye bir şey yok,” dedim,
İnandım da buna.
Çünkü insan, kabullenemediği acıya
İsim bulamıyor.
Bu bizim yalanımızdı;
Boşa Yazılan Sevda”
Herkesin bir mihribânı vardı,
benimse içimde adı konmamış bir eksiklik…
sanki kalbim,
doğru cümleyi bekleyen yarım bir sayfa.
BÖYLE SEVMEDİM
Sen de başkaları gibi sıradan oldun artık;
Vefasız, sırtımdan vuran bir gölge gibi…
Ama ben seni böyle sevmedim!
Ben seni, kalbimin en derin yarasına kazıdım.
Gözlerim senin gözlerinde kaybolurken,
Sen de başkaları gibi sıradan oldun artık;
Vefasız, sırtımdan vuran bir gölge gibi…
Ama ben seni böyle sevmedim!
Ben seni, kalbimin en derin yarasına kazıdım.
Gözlerim senin gözlerinde kaybolurken,
Kanadı kırık bir kuş misali,
Sevmeyi çoktan unutmuşsun...
Yalnızlığı koynunda uyutup,
Geceyi üstüne yorgan yapmışsın.
Oysa bir kez çağırsan,
Gök mavi bugün... bulutlar alabildiğine beyaz,
Ama içimdeki hava fırtınadan ağır.
Dışarıda kuşlar özgürlüğü şakırken,
Ben sustum; kendi kuytumda kaybolur gibi.
Güneş değdi yüzüme; sıcak ama yabancı...
Bulaşıcı Gülüşlerin Hikâyesi
Gülmek bulaşıcı bir durum dedin ya,
bende senden kalma bir hastalık gibi şimdi—
her aynaya baktığımda
yüzümde senin izinsiz bıraktığın bir tebessüm.
BURÇLARDAN ÖNCE İNSANDIK
Gökyüzü, on iki parçaya bölünmüş bir aynadır.
Kimi ateşten doğar,
kimi toprağın sabrından,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!