Gök mavi bugün... bulutlar alabildiğine beyaz,
Ama içimdeki hava fırtınadan ağır.
Dışarıda kuşlar özgürlüğü şakırken,
Ben sustum; kendi kuytumda kaybolur gibi.
Güneş değdi yüzüme; sıcak ama yabancı...
Sanki bana değil de, benden sonrakine doğuyor.
Her şey yerli yerinde, eksik olan bir tek ben;
Kalabalığın ortasında, adı konmamış bir boşluk.
"Gök mavi" dedim, inanmak için kendime.
"Bulutlar beyaz", belki temizler içimi diye...
Ama bazı günler vardır ya;
Renkler bile taşıyamaz insanın yükünü.
Bir ses geçiyor içimden; kısık ama derin:
“Her şey bu kadar güzelken, neden bu kadar kırgınım?”
Cevap yok... Sadece gökyüzü bakıyor bana.
Ve ben ilk kez anlıyorum:
Bazı acılar, en güzel günlere sığarmış bugün.
Belki de bu yüzden bu kadar mavi gök;
İçimde kopanı saklamak ister gibi...
Ve bulutlar, o yüzden bu kadar beyaz;
Kirlenmesin diye düşlerim, henüz dokunmadan.
Yürüdüm biraz, adımlarım kurşundan ağır;
Sanki her biri, geçip gitmiş bir maziye basıyor.
Anladım ki unutmak dediğim o şey;
Hatırlamaya açılan başka bir yolmuş sadece.
Bir çocuk güldü yanımdan geçerken,
O an dünya durdu sandım.
Nasıl bu kadar kolaydı onun için hayat?
Peki, ben ne zaman bu kadar zorlaştırdım kendimi?
Gök yine mavi... Değişen hiçbir şey yok aslında,
Ama ben, aynı ben değilim bugün.
İnsan bazen sebepsiz kırılır ya;
İşte ben, o uçsuz bucaksız sebebin içindeyim hâlâ.
Bir bulut seçtim kendime, en sessizinden;
“Al” dedim, “biraz da sen taşı yükümü.”
O da geçti gitti hiç durmadan...
Demek ki gökyüzü bile alışmış yalnızlığa.
Ve nihayet anladım:
Dışarıda her şey güzel olabilir aynı anda,
Ama insanın içi karanlıksa;
Hiçbir gökyüzü yetmez,
Bir kalbi yeniden iyileştirmeye bugün.
Kayıt Tarihi : 1.04.2026 19:32:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!