Zamanın elinden düşmüş bir elek,
İçinde kıvranır yaralı melek,
Rüzgarda savrulur garip kelebek.
*
Ruhumu gizlice karanlık sarar,
Boşlukta kaybolan aklımı arar,
Sustukça içimde büyür her karar.
*
Dökülsün günlerim deliklerinden,
Usandım dünyanın kemiklerinden,
Sökülsün umutlar iliklerinden.
*
Altında biriken koca öbek toz,
Yıllarım çürüdü, kalmadı hiç koz,
Kalbimi dondurur, şu yakıcı boz.
*
Taşlar, eleğin üstünde kalıyor,
Çektiğim acılar beni buluyor,
Kanayan yarama yaşlar doluyor.
*
Süzülen her zerre ateşten döner,
Göğsümde çırpınan hevesler söner,
Kırılmış ruhuma yılanlar tüner.
*
Geçerken hayatın ince telinden,
Kurtulamam asla zalim elinden,
Bir ağıt duyulur yalan dilinden.
*
Yabancı yüzlere çarparak taştım,
Karanlık yollardan dağları aştım,
Kendi benliğime ne kadar şaştım.
*
Elenen topraktan geriye hiçim,
Kanımla sulanır kavrulan içim,
Bozuldu dünyada her türlü biçim.
*
Şiddetli sarsıntı mahvetti beni,
Yırtıldı ruhumun o beyaz teni,
Boşluğa fırlattı bulduğum seni,
Yutar bu elek sonunda da beni.
Kayıt Tarihi : 14.08.2026 22:58:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!