saran sıcaklığını özlüyor, üşüyorum
keşke yine karışsa nefesin nefesime
yüreğimi titretir evdeki her esinti
umarsız hasretteyim nefesinin sesine
hiçbir şey doldurmadı bıraktığın boşluğu
avucunda tomur tomur yaş kına
gözlerine aktı gönlüm döndüm şaşkına
benden önce kimler düştü aşkına
kement attılar mı sırça köşküne
gülme sakın bencileyin düşküne
madem gidiyorsun
sana ait ne varsa hepsini al
tenime sinmiş kokun
belleğimdeki anılar
ruhumdaki hoşluğun
bende kalacak yine de
Gereğinden fazla havalandın arkadaş
Bulutlar huzursuzlanıyor
Biraz aşağı in
Hayat giderek zorlaşıyor
Her gün zamlanıyor et.. süt… ekmek
Artık öyle kolay değil palavra sıkmak
yağmur yağdı
çaktı şimşek
patladı bir eski fişek
ortalık birden karardı
ankara’yı sel aldı
büyükbaşlar şaştı kaldı
ay çıkarken güneş tüter denizde
iki ışık ufuklarda çakışır
kız gülerken oğlan baygın benizde
iki aşık doruklarda bakışır
kudret yetmez kalp kilidi açmaya
masum kalbime sessiz giren hırsız gibi aşk
sadakati saygıyı ne bulduysa tüketti
ok hedefe varınca yok olan hız gibi aşk
ilk öpüşte eridi ilk dokunuşta bitti
(mayıs ‘01)
milan kundera’nın romanını film yapmışlar
dün gece seyrettim
“varolmanın dayanılmaz hafifliği”
ağır bir filmdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!