ilkokulda patates baskısı öğretirlerdi resim dersinde
aydınlıktı öğretmenimin yüzü ve hep gülerdi
ve bahsedilmezdi öyle açtan toktan
artık çocuklar bilgisayarda resim çiziyor
patates “paint” e dönüştü çoktan
sevgilim ne kadar güzel ellerin
ellerin pürüzsüz ellerin serin
tutuşunda aşkın büyüsü sarar
mahkûm kalbim sevinçten tatlı tatlı
küçük terli avuçlarında atar
ülkenin siyaseti
yıllardır kesiğe endeksli
haremlerdeki pipisi kesiklerle
arada sırada kesilen rejimlerin dışında
kellesi kesikler
kim demiş aşk masalmış bir gelir bir geçermiş
kim demişse ne sevmiş ne sevilmiş derim ben
hiç görmüş mü aşkını hasta yatağındayken
ben gördüm
ızdırabı geçti sanki derimden
karşıyım kulluğa.. tanrıya bile
ne borcum minnetim, ne niyetim var!
karşıyım şüküre.. açılmış ele
ne kimseye bağım ne diyetim var!
karşıyım bakışa, sert, dayatılan
ana gülecen
baba sevecen
eylem müstehcen
doğum bunlardan sonra
sağlık gerek
değişmeyen tek şey değişim
elimde bu bilgi ile
kefil olmam kendime bile
(23 aralık ’06)
kıskandın mı diyorsun sence sevmek böyle mi
sevdim seni diyen her adam gibi öyle mi
kıskanmak benim için utançtır ilkelliktir
kıskanmak korkaklıktır güvensizlik demektir
her bitiş yeni bir başlangıçtır
başka bir bitişe mahkûm
ilk bilinmiyor
kesin son henüz görülmedi
değişmeyen tek olgu
KISSA
“hey mübarek hayvan! ” dedi rahmetli babacığım..
evin önündeki çayırda otlayan koyunlara bakıp..
haklı mücadelesinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!