Neslimiz cihânı sardı dört koldan,
Zâlimin zulmüne dur diyemedik.
Ayrıldık birlikte gittiğimiz yoldan,
Kimseye de zulmü durdur diyemedik.
Gönlünden kir-pas akarken,
Cemâlinden nur aksa ne?
Hoşluk tende değil canda,
El-alem tene baksa ne?
Yıkılsın izm'ler, kırılsın putlar!
Ve doğsun ufuktan güneşi İslam'ın!
Aşılsın inkilap adlı hudutlar!
Dokunsun kalplere neşesi İslam'ın!
Cahilin, gafilin dânâsı O'dur.
Yolculuk var sonsuza, ey nazlı arkadaş, gel.
Bekliyor seni taylar, ey nazlı arkadaş, gel.
Bu yol hüzünden geçer, diken doludur üstü;
Geçelim, yıkılsınlar kâfirin taştan büstü.
Hakîkat pınarından içsem içsem doymasam,
Önümde kâğıt kalem, bir de tahtadan masam.
Ne geldiyse başımıza ölüme inanmamaktan,
Şu yalancı dünyanın yalanlarına kanmaktan.
Gözyaşım söndürür mü yanan gönlümü?
Kararmış kalplerin ortasındayım.
Aksi kir-pas olan paslı aynanın,
Görmediği bir kör noktasındayım.
Güneşin doğmayı beklediği gibi,
Gecelerin gündüzü özlediği gibi,
Ayın güneşi gözlediği gibi,
Ben her duamda seni istedim.
Bülbüller seherde gelirken aşka,
Ak kefeni allatır şehitlerimin bedeni,
Şeref yoksunu Avrupa mıdır asli medeni?
Bazen dost aldatır fazla merhamet edeni,
Dostluk bahane unutma seni ardından vuranı.
Akif derdi ki "inmez bu kan kızıl al sancak.
Bu gece bir resmin geçti elime
O tozlu yılların ardından kalan
Senden kayan mürekkep aktı dilime
Mâtem rüzgarıyla kağıda bulaşan
Bir deniz ardında yarına esen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!