Mürekkebimizden akan fikir pörsümez yeni,
Def eylemek ruhumuzdan küfrü, tüm eskiyeni.
Yine neye güldün usta?
Komik mi geldi ölüm?
Elinde dönen çark diyor;
"Yaklaştı sonsuz bölüm."
De usta neye ağlarsın?
Çıktığım kervanda yolda kaldığım,
Hâne-i kalbimde seyre daldığım,
Rüyalar görsem de doğru sandığım,
Bir yudum zehirmiş bu zemin meğer.
Kendimi kendimle kandıradurdum.
~ Osmânî:
بنى ارباب دل فيروزى ديرلر شاعران ايچره
غم ايتمم بيلمسه نامم عدوى بى كلام ايچره
Beni erbâb-ı dil fîrûzî derler şâirân içre,
Gâm etmem bilmese nâmım adû-yı bî-kelâm içre.
Ölüme bahane çok,
Yeter ki gelsin vakit.
O bulur seni,
Sen nereye gidersen git.
Enginlere çıksam yıkan olmaz beni sende
Sen bende kalırsan, biz olursak biz ilerde
Mağrûr olacak yârını pespâye nesiller
Aklım göğe kaçsa rûhum hep seni bekler
Hasta ruhlara ilâç Rabbin ikrâmı ezan,
Hakîkati haykıran en büyük çağrı ezan.
Medet yok Hakk'tan hâşâ, sanki sahipsiz hayat.
İltifatlar, şakalar, gülümsemeler bayat.
Baktığımda gördüğüm hakikat vechesinden;
Ten diri, ruh ölü hep kendi penceresinden.
Ey genç! ispat et rüştünü dursun bu akın!
Kaldır başları yerden göğe eğdirtme sakın!
Allar boyamış gövdeni, sarmış ruhunu ay,
Bak dönmüş talih, seni bekliyor istikbal!
Zalim çehrede gözler seni bir kinli nazar,
Her gece yağmur yağmalı mı kalbime?
Sabah gülüp gece ağlamak zorunda mıyım?
Her gün bir ümit doğarken içimde,
Ben o ümidi kırmak zorunda mıyım?
Bulutlar üstüme titrediğinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!