Zamansiz gidişler vardir ömürden !
Toprağa tohum düşer filizlenir,
Yüreğe aşk düşer alevlenir,
Her ne kadar iyi gitmese de birseyler,
Bilmelidir ki insan her yazi ,ilkbahari gibi kışıda vardir hayatin,
Nevusi der ki;
Yalan dünya; Hiç sevmedim seni,
Kötülere şehr-i cennet,
Îyilere ise kabr-i azap cehennemsin.
Yemyeşil dağların,rengarenk çiçeklerin,masmavi sularin var,
Seyre mahkum manzaralarını göremedikten sonra neye yararsın be!
Oturmuşum bir kenara,
Ey yar açtim sinemi sana doğru;
Aşkıni bir mızrak gibi savur yüregime,
Bilirsin yüregim askina karsi nefersizdir.
Ey yar;
Geceleri gôkyuzume gôzlerin yìldiz olsun,
Gûnduzleri sinemin karanligina dogan gûneş ol.
Aşk kapalı bir şişeyle bırakıldıysa gönlümün nehirlerine;
Umut bahar olup yeşertecek kalbimin sonbaharını.
Sen hiç çocuk oldun mu,
Saatlerce uçuşan kelebeğin arkasından koştun mu,
Korktuğunda sığındın mı annenin yüreğine,
Gidiyorum buralardan!
Uzaklara çok uzaklara.
Elimde çatlak bir bavul,
Sırtımda ağlayan sazım.
Bedenim ağlıyor! çığlık atarcasına.
Aşkın uğruna sürgün edildim bu diyardan.
Ey benim umut dolu gönlüm;
Sessizliğin nedendir,kimedir?
Baharda solan çiçek misin?
Yoksa esarete mahkum kelebek mi?
Ey benim aşk dolu gönlüm;
Gizlemek göz yaşlarında mutluluğu;
İstanbul gibi mesela,
Zamansız kayması gönlün atesşe,
Emsalsiz bir aşk gibi yani;
Mahsum ve asice.
Olacaklardan habersiz mahsum bir kız çocuğuyum,
Yaşamım,umutlarım ve sevincim elimden alındı.
Yaşama yenik düştüm,
Bedenimi babamın kurşunları parçaladı,
Acı ve garip bir duyguydu hanemde öldüm.
Kanım kara nazar boncuğu oldu evime.
Ìstanbul dul bir kadin;
Çaresiz yapayanliz,
istanbul amansiz bir zindan,
Ben ise mûhebbet yemis bir firariyim,
Yakalanmam an meselesi
Mutluluk bir kolye kadar zarifse,
Bu gece yıldızlardan bir kolye dolansin boynuna,
Boynun ki hasretim gibi özlemli,
Gözlerin ise gecemin aydinlik tarafı,
Hasret bana mi kaldi der kanatırım yüreğimi,
Her acıda biraz daha belirginlesir yanlizliğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!