yıl,
galiba
bin dokuz yüz
altmış yediydi...
liselerde,
o zamanlar
dağları,
bakmak için sanma
sen çık dağlara
onları
duy ve anla...
aşkları,
içimde;
güneş dolu
beyaz çiçekler vardı...
içimde;
yağmur dolu
kara bulutlar vardı...
AŞK;
öyle bir göz ki
sen onu bulmadan
o sana bakar olmuştur
mutlaka...!
seni,
bana versinler
gerisi bana hikaye
desem de
sakın inanma
sen ki
sev,
bir kuşu
avucunda tutar gibi...
sev,
bir gülü
dalında koklar gibi...
sabahları,
uyanıyor MUŞ gibi...
gündüzleri,
yaşıyor MUŞ gibi...
akşamları,
içiyor MUŞ gibi...




-
Aysel Çartık
-
Aysel Çartık
-
Aysel Çartık
Tüm YorumlarŞiirinizi okurken çok duygulandım.Engelleri kaldırmak adına hepimizin yapabileceği bir şeyler olmalı diye düşünüyorum.Duyuyoruz,görüyoruz,yürüyoruz diye güvenmemeliyiz.Çünkü hepimiz birer engelli adayıyız.Bu duyarlı şiirinizden dolayı sizi çok çok kutluyorum.Tebrikler.......
Şiirinizi okurken çok duygulandım.Engelleri kaldırmak adına hepimizin yapabileceği bir şeyler olmalı diye düşünüyorum.Duyuyoruz,görüyoruz,yürüyoruz diye güvenmemeliyiz.Çünkü hepimiz birer engelli adayıyız.Bu duyarlı şiirinizden dolayı sizi çok çok kutluyorum.Tebrikler.......
Şiirinizi okurken çok duygulandım.Engelleri kaldırmak adına hepimizin yapabileceği bir şeyler olmalı diye düşünüyorum.Duyuyoruz,görüyoruz,yürüyoruz diye güvenmemeliyiz.Çünkü hepimiz birer engelli adayıyız.Bu duyarlı şiirinizden dolayı sizi çok çok kutluyorum.Tebrikler.......