Kışla Obası Şiiri - Zeynebp Özge

Zeynebp Özge
56

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Kışla Obası

Benim doğduğum yer burası: “Kışla Obası.”
Adını ben koydum zemheriye asılmış, bir kış sabahı.
Ve henüz bilmiyordum "kışlanın" ne demek olduğunu.
(Bir yerin adını koymak, ona kader biçmek miydi, yoksa zaten biçilmiş kaderden kaçma teşebbüsü müydü? Hâlâ çözemedim bu meseleyi.)

Sadece bir coğrafyadan ibaret değil burası; memleketimin taşı, toprağı, nefesi.

Burada ufukları görünmez kılan yükseltiler yok belki.
Ama hep merak etmişimdir, kayalıkların ardına gizlenmiş kentleri.
Ve hep sormuşumdur kayalıklara bir gün o kente varırsam, buradakiler unutur mu beni diye...

Buralarda yollar sarptır; geçit vermez kanyonlar.
Balçıkla kaplı yollara inat, bir gelin gibi salınır yamaçlar.
Burada zaman, şehirlerdeki gibi saatle, takvimle değil; derelerin akışıyla, güneşin uyanışıyla, Ayın bir var olup bir kayboluşuyla ölçülür.
Burada iklimlerin zamansız darbelerine yenik düşer mevsimler.
Kanunları serttir tabiatın, itiraz dilekçeleri rüzgâr taşır zamanın sahibine.
Burada soğuk olur kış geceleri.
Eğer gökyüzü açık ve berraksa anlarız ki ayaz kapıdadır; kırağı yağar sabaha karşı.
Eğer gökyüzü kapalıysa, ağır bir sis bulutu çöker dağların eteklerine; bir mezar sessizliği çöker bozkırın ruhuna.
Yas tutar tüm canlılar, dalında buruşup solmuş tazecik canlara.
Şehirlerde sis bir manzarayken; buralarda bir yazgıdır dağların alnında.
Gökyüzü kurşun gibi yağar bazen, böyle zamanlarda kayalıkların koynuna sığınır çobanlar; buralarda “sığınmak” bir ocağa, "sığınmak" gibidir ata dili bir duaya.

Bir gün sizin de yolunuz düşerse “Kışla Obası”na sakın inanmayın baharın gülüşüne.
Nice ışkınlar gördüm cemrenin ihanetiyle düşmüş, toprağa.

Şehirlerdeki gibi duygular tutkuyla dans etmez buralarda; her geliş aldanış, her gidiş dolaylamadır.
Sahi sizin oralara da uğrar mı bu seher yeli?
Hafif bir meltem olup dokunur mu “yârin zülfüne”?
Yasanın dışına çıkar burada ayrılıklar bazen bir asker mektubu olur, keskin bir bıçak gibi saplanır göğsünüze.
Her soluk alışınızda genzinize dolar ıslanmış toprak kokusuna karışmış mahzun kır çiçeklerinin kokusu.
Ertesi yoktur, papatyaların “seviyor–sevmiyor”la başlayan masallar; bir “varmış bir yokmuş”la sona erer.

Denize çok uzaktır “Kışla Obası.”
Martıların sesini, dalgaların hışırtısını işitmez burada çocuklar.
Bu yüzden yüzmezler hayallerinde, hep büyük adam olma telaşıyla her gün okula koşarlar.
Burada kekik kokan dağlar, susuzluğu gideren pınarlar var.
Mavi bir atlas gibi kat kat dürülmüş ufuklara akın ederken kırlangıçlar, bir kaçış başlar gün batımına.
Her günün sonu mutlak bir vedadır, güneş dağların ardına çekilince.
Burada yanmaz sokak lambaları; karanlığa mahkûm olur sokaklar.

Geceyi yırtarken yıldırımlar, gökyüzü pul pul dökülürken geceye uykumuz bölük pörçüktür, başımızı yasladığımız duvarlar nemli...
Burada gün ışığı “göz aydınlığı” getirmez her zaman.
Bazen kuzusunu kurt kapar çocukluğun ve bir duvarın dibine çöküp ağıt yakışını duyarsınız güneşin geç kalışına.

Burada evler taştır, topraktır.
Pencereleri dışa açılan oyuk; eşikleri kutsaldır.
Kadim Türk kültürünün muhafızıdır o eşikler.
İçeri girene huzur verir, dışarı çıkana bereket.

Hazanda yorgun düşer vefalı toprakları, ta ki hasat zamanına kadar.
Başak tarlaları börtü böceği aç bırakmaz.
Cömerttir meyve bahçeleri; önünden geçene rızık sunar.
Burada ne kuşlar aç kalır ne de karıncalar.
Burada paylaşmak erdemdir.
Paylaşmak yalnızca rızkı değil; elinde olanı, elinden geleni ardına koymamaktır.
Bölüşmektir ekmeği, aşı ve en derin acıları.

Burada rüzgâr süpürür tortusunu sokakların.
Emektar kapıcılar yoktur; egonuzu okşayan.
Gözlerinize dolar kerpiç duvarların tozu ve ovaladıkça netleşir göz çizgilerinizde sınıf ayrımı.
Burada yükselmek yokuştur.

Burada çok erken başlar hayat.
Belki de bu yüzden her şey vaktinden evvel solar.
Zaman hep kaybedenidir kumarın sabrın meyvesi tatlı değil, acıdır.
O nasırlı ellerin, ter damlayan alınların emeğinin karşılığı yoktur.
Bazen bir dolu yağar, bazen de hasatı sel götürür.
Güneş kavruğu tenlerdeki derin ve zamansız çizgiler, bir ömrün vesikası gibidir.
En içten gülümsemeler bile gizleyemez gözbebeklerindeki o hayal kırıklığını.

Çünkü burası “Kışla Obası.”
Şehirden uzak, yaşama yakın.
Burada bir asır kadar uzunken mevsimler, ömürler bir nefes kadar kısadır.

Zeynebp Özge
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 13:21:00
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!