Evrensel bir mezarlıktır dünya
Ellerimde Kıtalar dolusu buhran.
"Kimse anlamaz
İştahsız'dır güneş yüzümde
Kor ateştir o geçmiş yıllar.
"Baktıkça dikişleri sökülür, üzerime dikilen ömrün"
Ne garip bir şiir ,
Adanmışlığın tozlu raflarında
Bir sürü bitap
Ne baharına yandım
Ne de Nemrud sandım seni
Toztalaz gençliğim, haylazlığım
Yaşamayı seven çocuklardık
İyi çocuklardık aslında
Sırt çantamızda rengârenk umutlar
Ekmeğimizi reçele banıp
Doyan çocuklardık
Bilinmez bir dünyanın sakinleriyiz
O benzersiz mavilikte
Uçsuz bucaksız Sirius da
, izine rastladım
Bir sevda var yürekler arası geçitlerde
Sihir pulları gibi sirius ışıltıları
Kör yangınlarda kaldım
Ağzında su taşıyan bir karınca aradım
Bir dost aradım aslında
İçi bir dışı bir , riyasız çıkarsız
, sırtımı dönmeye korkmadığım
Sol yanım, sağ kanadım olsun istediğim
İşittin mi sesimi bu curcunada
Un ufak hislerden kalan, ateşe dökülen küllerim bezirgan
Zihnim yüreğimi ipe çekmiş, "bir kere öl"!, defalarca değil.
Bir daha dokunursam hasbel kader gözlerine
Kör olsun ışığına bu gözler
zamansız geldin sen
karla karışık bir hüzün gecesinde
tezgahımda kaldımıştı yüreğim
Siftahsız gülüşlerin, zarar ziyan ömrüm
Birde bak gönül keseme
İkimizde bu sevdadan zararlı çıktık
Antep sokakları apansız ayrılığın sırdaşı
Eski bedesten önü, acı vedâlar'ın görgü tanığı
Kadehler'den zehir taşıyor yine
İçince sarhoş olunmuyor eskisi gibi
Ağlamak içinse, fazlaca küstah değil mi bu şehir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!