Çınarın Gölgesinde Bir Yaz Akşamı
Aşkın şehri Ordu’da
bir yağmur inerdi sessizce,
deniz susar, çınarlar dinlerdi
kalbimin sana söylediği cümleleri.
Adını rüzgâra emanet ettim,
belki bir gün kıyıya vurur diye…
Çünkü bazı sevdalar vardır,
gideni değil, bekleyeni büyütür içinde.
Bir çınarın altında kaldı zaman,
bir yaz akşamının sıcaklığında
gözlerinle bıraktığın izler
hâlâ yürür benimle sokaklarda.
Ali der ki;
aşk bazen kavuşmak değildir,
bir şehrin bütün ışıklarında
aynı kişiyi aramaktır.
Ve ben hâlâ Ordu gecelerinde
yağmurun sesine kulak veririm;
çünkü bazı isimler yazılmaz kalbe,
orada sonsuza kadar yaşar.
Aşk
Ordu’ya Kalan Bir Kalp
Aşkın şehri Ordu’da
gece biraz daha derinleşiyor bugün.
Denizin kıyıya anlattığı sırları
ben senin adınla dinliyorum.
Bir çınarın gölgesinde bekledim zamanı,
geçip giden yılları değil,
geri dönecek bir gülüşü bekler gibi…
Sen uzak bir mevsim değilsin,
içimde açmayı unutmayan
sessiz bir baharsın.
Bazen bir yağmur damlasında
bütün bir ömrün hatırası saklanır;
bazen bir isim,
insanın kalbine koca bir şehir olur.
Ali’nin kaleminden düşmüş gibi değil,
bir kalbin kendi kendine yazdığı gibi:
Seni sevmek,
kavuşmayı beklemekten çok
dünyaya biraz daha güzel bakabilmekti.
Aşk
AKŞAM
Bir akşamın solgun ışığında
adını fısıldadı rüzgâr bana...
Ne bir haber getirdi,
ne de bir umut;
yalnızca seni hatırlattı sessizce...
Gençlik dediğin geçip giden bir nehir,
yüzümüzde izler bırakır zaman...
Ama bazı bakışlar vardır ki
yıllara rağmen ilk günkü gibi yanar...
Aaaaaaaaaaa
Sana söyleyemediklerim kaldı içimde,
eski bir mektubun satırları gibi...
Belki kader okumadı onları,
ama kalbim ezberledi her kelimeyi...
Ooooooooooyyyyy
Sana söyleyemediklerim kaldı içimde,
eski bir mektubun satırları gibi...
Belki kader okumadı onları,
ama kalbim ezberledi her kelimeyi...
Eğer yollar bizi ayırırsa,
gökyüzüne bak bir gece...
Aynı yıldızın altında
iki yalnız kalp de olsa
aynı düşü paylaşabilir...
Ben seni sahip olmak için değil,
bu dünyada var olduğunu bilmek için sevdim...
Çünkü bazı aşklar kavuşmayla değil,
insanın özünde bıraktığı ışıkla yaşar...
Aaaaaaaaaaa
Sana söyleyemediklerim kaldı içimde,
eski bir mektubun satırları gibi...
Belki kader okumadı onları,
ama kalbim ezberledi her kelimeyi...
Ooooooooooyyyyy
Sana söyleyemediklerim kaldı içimde,
eski bir mektubun satırları gibi...
Belki kader okumadı onları,
ama kalbim ezberledi her kelimeyi...
Aşk
AŞK
İnsanın kalbine giden yol
bazen sessizlikte saklanır...
Seni sevmem de daha çok,
uzun zamandır aradığım
bir gerçeği bulmak gibiydi...
Hayatın öğrettiği:
İnsan sahip olduklarıyla değil,
uğruna değiştiği şeylerle büyürmüş...
Aaaaaaaaa
Sen geldin,
içimde yıllardır kapalı duran
bir pencere açıldı...
Dışarıda aynı dünya vardı;
ama ben artık aynı insan değildim...
Ooooooooooyyyy
Sen geldin,
içimde yıllardır kapalı duran
bir pencere açıldı...
Dışarıda aynı dünya vardı;
ama ben artık aynı insan değildim...
Aşk,
yalnızca iki kişinin
birbirine bakması değildir...
Birinin acısını,
korkusunu, sessizliğini
kendi kalbinde taşıyabilmektir...
Eğer bir gün yollarımız ayrılırsa,
sana kırgın kalmayacağım...
Çünkü bazı insanlar
hayatımıza kalmak için değil,
bizi daha derin bir insan yapmak için gelir...
Ve ben
seni bir anlık tutkuyla değil,
bir ömrün
sessiz bilgeliğiyle sevdim...
Aaaaaaaaa
Sen geldin,
içimde yıllardır kapalı duran
bir pencere açıldı...
Dışarıda aynı dünya vardı;
ama ben artık aynı insan değildim...
Ooooooooooyyyy
Sen geldin,
içimde yıllardır kapalı duran
bir pencere açıldı...
Dışarıda aynı dünya vardı;
ama ben artık aynı insan değildim...
Aşk
Biraz Sen
Sana yakınken
dünya uzaklaşıyor.
Adını söylemiyorum,
çünkü bazı isimler
sessizlikte daha güzel.
Bir gülüşün kaldı bende,
bir de tamamlanmamış
bir cümle gibi gözlerin.
Ben seni bulmadım aslında,
sende kaybolduğum yerde
kendime rastladım.
Aşk dediğin belki de;
iki kişinin değil,
iki yalnızlığın
aynı anda susmasıdır.
Aşk
İki Nokta Arası
Seni düşündüm,
bir şey değişmedi sandım.
Oysa içimde
bütün şehir yer değiştirdi.
Bir bakışın vardı;
uzun bir yol gibi,
yürüdükçe bana yaklaşan.
Sana “kal” demedim.
Çünkü bazı sevgiler gitse de kalır.
Seni aramadım,
çünkü bazı insanlar bulunmaz…
İnsanın içine yerleşir.
Aşk
İnsan en çok neyi özler biliyor musun?
Birinin ellerini değil yalnız;
onun yanında olduğu kişiyi de özler.
Ben senin yanında
daha cesur,
daha kırılgan,
daha gerçek biriydim.
Şimdi içimde bir yer var,
kimseye göstermediğim…
Orada hâlâ
seninle konuşan
eski bir kalp yaşıyor.
Aşk
Bir Akşam Daha
Bir akşam daha iner pencereme,
gölgeler uzar eski bir anı gibi.
Adını düşünürüm sessizce,
kalbim genç kalır bir hatıra gibi.
Saçlarına değen rüzgârı kıskanırdım,
şimdi uzaklardan seni arar gözlerim.
Meğer insan birini severken
kendi ömrünü de severmiş derinden.
Yarınlar var mı bilmiyorum,
saatler nereye akar bilinmez.
Ama seninle geçen anlar
içimden hiç eksilmez.
Eğer bir gün unutursam seni,
bilsin bütün aynalar bunu:
Ben bir zamanlar
bir kalbin içinde bahardım.
Aşk
YOLLAR
Sana uzak bir diyardan sesleniyorum,
adın düşüyor geceye,
yıldızlar susuyor birer birer.
Bilmezsin, içimde nasıl büyüttüm seni.
Bir çınarın kökleri gibi sessiz, derin, inatçı.
Kimse bilmedi, kimse duymadı.
Ve bil ki; bu sevda kavuşmak için,
evrene bir iz bırakmak için doğdu
ve sen içimde geçmeyen bir mevsim gibi kaldın.
Kimse bilmedi, kimse duymadı.
Ve bil ki; bu sevda kavuşmak için,
evrene bir iz bırakmak için doğdu
ve sen içimde geçmeyen bir mevsim gibi kaldın.
Yollar uzun sevgilim,
şehirler aramıza taş koymuş.
Ama ne yol bilir bu hasreti,
ne de zaman susturabilir içimdeki sesi.
Gözlerin vardı ya… bir memleket akşamı gibi.
Bakınca insan hem yarasını bulur,
hem de iyileşeceği yeri.
Ben seni kolay sevmedim.
Bir türkünün son dizesi gibi
sabırla taşıdım içimde.
Kimse bilmedi, kimse duymadı.
Ve bil ki; bu sevda kavuşmak için,
evrene bir iz bırakmak için doğdu
ve sen içimde geçmeyen bir mevsim gibi kaldın.
Kimse bilmedi, kimse duymadı.
Ve bil ki; bu sevda kavuşmak için,
evrene bir iz bırakmak için doğdu
ve sen içimde geçmeyen bir mevsim gibi kaldın.
Aşk
Kalabalıklar arasında yürüdüm,
herkes kendi hikâyesini taşırken
ben cebimde
senin bıraktığın sessizliği taşıdım.
Bir şehrin eski duvarları gibi
yorgundu kalbim;
ama bir gülüşün dokunduğunda
çatlaklarından ışık sızardı.
Aşk
İnsan Kalbinin Yolu
Bir sokak lambasının altında
iki yalnızlık karşılaştı geceyle;
biri geçmişini taşıyordu, biri yarınlara inanıyordu.
Sen geldin,
yorgun dünyama sessiz bir sabah gibi.
Bana gökyüzünün hâlâ geniş,
insanın hâlâ sevebilir olduğunu hatırlattın.
Biz kusursuz değildik; ellerimizde hayatın izleri,
gözlerimizde savaşlardan kalma
küçük korkular vardı.
Ama aşk dediğin şey belki de tam burada doğar: Kırılmış insanların yeniden ışığa bakabilmesinde.
Bir gün yollarımız ayrılsa bile
bileceğim ki; bir kalp, başka bir kalbe dokunduğunda dünya biraz daha insan olur.
Çünkü en büyük zafer, birinin birini sevmesi değil;
karanlığın içinde bile sevgiyi kaybetmemesidir.
Aşk
Bir Şehrin İçinden Geçerken
Seni düşündüm bugün,
bir kaldırım taşının sessizliği kadar gerçekti.
Kalabalıklar geçiyordu yanımdan,
ben içimde sana doğru yürüyordum.
Bir kahve soğudu masada,
bir akşam indi omuzlarıma.
İnsan bazen birini beklemez;
bir ihtimali yaşatır içinde.
Seninle konuştuğum günler
dünyanın daha az ağır olduğunu sanırdım.
Meğer insanın kalbi,
bir başka kalbin yanında
kendi yükünü unutuyormuş.
Şimdi uzak bir yerde olsan da
bir şarkının arasına saklanıyorsun.
Bir yağmurun ilk damlasında,
bir pencerenin buğusunda.
Aşk dediğim şey belki de;
iki insanın değil,
iki sessizliğin
aynı anda anlaşılmasıdır.
Aşk
Bir kahve soğudu masada,
bir akşam indi omuzlarıma.
İnsan bazen birini beklemez;
bir ihtimali yaşatır içinde.
Aşk
Evrenin Küçük Sırrı
Bir yıldızın ışığı gibi geldin bana,
gecikmiş ama gerçek.
Milyonlarca yıl yol almış bir his gibi
tam kalbimin zamanına düştün.
Sana bakınca anladım;
evren sadece uzak galaksilerden değil,
iki insanın birbirini anlamaya
çalışmasından da oluşuyor.
Kalbim bir denklem değildi,
çözülmeyi bekleyen.
Ama sen dokundun ona,
bilinmeyenlerin bile
güzelliği olduğunu gösterdin.
Belki aşk,
maddenin hareketi kadar basit,
bir yıldızın doğumu kadar karmaşık.
Ve belki de en büyük keşif:
sonsuzluğun içinde bile
bir insanın başka bir insanda
kendine ait bir yer bulabilmesi.
Aşk
Tutunamayan Bir Kalbin Notları
Sana yazdığım mektupları göndermedim,
çünkü bazı cümleler
postaya değil, zamana bırakılır.
Bugün yine kendimle karşılaştım,
tanıyamadım biraz.
Meğer insan,
en çok sevdiği kişinin yanında
kim olduğunu öğreniyormuş.
Bir kahve soğudu masamda,
bir şehir sustu penceremde.
Herkes bir yerlere yetişirken
ben senin yokluğuna geç kalıyordum.
Biliyorum, aşk mantıklı bir hikâye değil.
Zaten insanın en büyük yanılgısı
kalbini bir düzen içinde yaşamaya zorlamak.
Sen gittin diye dünya durmadı;
ama benim içimde
küçük bir saat hâlâ
senin geldiğin dakikayı gösteriyor.
Belki de sevmek budur:
kimse görmeden
bir insanın içinde
kendi yalnızlığına arkadaşlık etmek.
Aşk
Sonsuzluğa Bıraktığım Adın
Bir dağın sessizliğinde duydum seni,
rüzgâr eski bir hikâyeyi anlatıyordu.
Gökyüzü genişti, gece derindi;
ama kalbim bir tek yeri biliyordu.
Sen bir an değildin benim için,
geçip giden bir mevsim hiç olmadın.
Bir insanın hayatına dokunan
görünmez bir ışık gibi kaldın.
Dünyanın bütün yolları birleşse
ve zaman önümüze duvar örse bile,
bazı sevgiler vardır;
taşa değil, insanın özüne yazılır.
Belki bir gün başka sabahlara uyanırız,
başka şehirlerde, başka gökyüzlerinde…
Ama bil ki bir kalp,
bir kez gerçekten sevdi mi
sonsuzluğun dilini öğrenir.
Aşk
Biraz Sen, Biraz Gece
Sana rastlamak değildi mesele,
asıl meseleydi
senden sonra hiçbir yere
tam olarak varamamak.
Bir akşamüstü bıraktın gülüşünü,
masada soğuyan bir çay gibi değil,
içimde yavaşça çoğalan
bir şehir gibi kaldı.
Adını söylemedim bugün,
çünkü bazı kelimeler
dudakta değil,
kalbin en kuytu yerinde yaşar.
Seninle dünya değişmedi belki,
ama ben aynı insan olmadım.
Bir insanın bakışı bazen
bir ömrün yönünü değiştirir.
Ve aşk…
belki de iki kişinin buluşması değil,
birinin diğerinde
kendinden güzel bir eksik bulmasıdır.
Aşk
İçimdeki Kapının Anahtarı
Sana yazmadığım mektuplar birikti,
masamda değil,
içimde açılmayan bir odada.
Bazen düşünüyorum; insan birini severken
aslında kendi karanlığında
bir ışık arıyor olabilir mi?
Sen geldin ve bütün cevaplar kayboldu.
Ama garip olan şu ki,
ilk kez sorularla huzur buldum.
Geceleri pencereye bakıyorum,
şehir uyuyor, ben senin yokluğunun
ince sesini dinliyorum.
Belki aşk, birine sahip olmak değildir.
Belki de bir insanın içindeki yalnızlığa
başka bir yalnızlığın dokunmasıdır.
Ve sen hâlâ oradasın;
ulaşamadığım bir yerde değil,
bana en uzak olan kendi içimde.
Aşk
Kendime Yazdığım Seni Anlatan Notlar
Bugün yine sana benzeyen bir sessizlikle uyandım. Garip… İnsan bazen birini özlemez de,
onun yanındayken olduğu kişiyi özlermiş.
Masamda duran iki fincan var.
Biri boş. Diğeri ise gereksiz yere dolu;
çünkü bazı eksiklikler hiçbir şeyle tamamlanmıyor. Sana anlatacak çok şey biriktirdim, ama karşılaşınca hepsi sustu.
Meğer kalbin bazı cümleleri
dile değil, bekleyişe yazılıyormuş.
Ben seni kaybetmedim belki, sadece hayatın acele ettiği yerde biraz yavaş kaldım.
Şimdi düşünüyorum: Aşk dediğimiz şey,
iki insanın birbirine tutunması mı, yoksa ikisinin de kendi yalnızlığını paylaşması mı?
Cevabı bulamadım. Zaten en çok sevdiğim şeyler
bana hep biraz anlaşılmaz geldi.
Aşk
Yol Kenarında Bir Işık
Dünya çok yoruldu sevgilim,
insanlar aceleyle geçiyor birbirinin yanından.
Ama sen durduğun yerde
bir sabah gibi doğuyorsun içime.
Biz kusursuz değildik;
ellerimizde hayatın izleri,
gözlerimizde geçmişten kalan
sessiz savaşlar vardı.
Yine de bir elin sıcaklığı
bazen bütün karanlıklara karşı yeter.
Bir kalbin başka bir kalbe inanması
en eski ve en güçlü devrimdir.
Eğer yollar uzaklaştırırsa bizi,
bil ki bir yerde aynı gökyüzüne bakan
iki insan olarak kalacağız.
Çünkü sevgi yalnızca bir duygu değil;
insanın içindeki karanlığa karşı yaktığı
küçük ama sönmeyen ışıktır.
Aşk
Bir gül solar, bir yaz geçer elbet,
yıldızlar bile değiştirir yerini.
Ama bir bakışın bıraktığı iz
yılların unuttuğu bir şarkı gibi kalır.
Aşk
Aşk yalnız bugünün değil,
zamanın da tanıdığı bir dildir.
Ve gerçek sevgi,
unutulmayı bilmeyen bir kalbin şiiridir.
Aşk
Zamana Karşı Bir Kalp
Eğer saatler adını silmeye kalkarsa,
gecenin duvarlarına yazarım seni.
Çünkü bazı sevgiler mürekkep değildir,
kalbin en derin yerine işler kendini.
Bir gül solar, bir yaz geçer elbet,
yıldızlar bile değiştirir yerini.
Ama bir bakışın bıraktığı iz
yılların unuttuğu bir şarkı gibi kalır.
Kader bizi uzak yollara savursa da,
denizler girse aramıza sessizce,
ben yine bulurum seni;
bir rüzgârın taşıdığı eski bir sözde.
Çünkü aşk yalnız bugünün değil,
zamanın da tanıdığı bir dildir.
Ve gerçek sevgi,
unutulmayı bilmeyen bir kalbin şiiridir.
Aşk
Bugün yine seni düşündüm.
Aslında düşünmek de değil bu;
insanın kendi içinde
eski bir odaya yanlışlıkla girmesi gibi.
Orada hâlâ bir sandalye duruyor,
üzerinde yarım kalmış cümlelerim.
Sana anlatamadıklarım değil sadece,
kendime itiraf edemediklerim de var.
Aşk
Kendime Söyleyemediğim Şeyler
Bugün yine seni düşündüm.
Aslında düşünmek de değil bu;
insanın kendi içinde
eski bir odaya yanlışlıkla girmesi gibi.
Orada hâlâ bir sandalye duruyor,
üzerinde yarım kalmış cümlelerim.
Sana anlatamadıklarım değil sadece,
kendime itiraf edemediklerim de var.
Herkes bir yerlere yetişiyor.
Ben ise nedense hep
seninle geçen bir dakikanın
gerisinde kalıyorum.
Belki de aşk dediğimiz şey
büyük bir hikâye değildir;
iki insanın,
kendi eksikliklerini bir süreliğine
aynı masaya bırakmasıdır.
Şimdi bir not düşüyorum kendime:
“Bazı insanlar kaybedilmez.”
Sadece hayatın gürültüsünde
sessiz bir yere saklanırlar.
Ve ben hâlâ arada bir
o sessiz yere uğrarım.
Orada sen varsın,
bir de eskisi kadar tanımadığım ben.
Aşk
Kendime Söyleyemediğim Şeyler
Bugün yine seni düşündüm...
Aslında düşünmek de değil bu;
insanın kendi içinde
eski bir odaya yanlışlıkla girmesi gibi...
Orada hâlâ bir sandalye duruyor,
üzerinde yarım kalmış cümlelerim...
Sana anlatamadıklarım değil sadece,
kendime itiraf edemediklerim de var...
Heeeeeeeeeeeyyyy
Şimdi bir not düşüyorum kendime:
“Bazı insanlar kaybedilmez.”..
Sadece hayatın gürültüsünde
sessiz bir yere saklanırlar...
Ve ben hâlâ arada bir
o sessiz yere uğrarım...
Orada sen varsın,
bir de eskisi kadar tanımadığım ben...
Ooooooooooyyy
Şimdi bir not düşüyorum kendime:
“Bazı insanlar kaybedilmez.”..
Sadece hayatın gürültüsünde
sessiz bir yere saklanırlar...
Ve ben hâlâ arada bir
o sessiz yere uğrarım...
Orada sen varsın,
bir de eskisi kadar tanımadığım ben...
Heeeeeeeeeeeyyyy
Herkes bir yerlere yetişiyor...
Ben ise nedense hep
seninle geçen bir dakikanın
gerisinde kalıyorum...
Belki de aşk dediğimiz şey
büyük bir hikâye değildir;
iki insanın,
kendi eksikliklerini bir süreliğine
aynı masaya bırakmasıdır...
Aaaaaaaaaaa
Şimdi bir not düşüyorum kendime:
“Bazı insanlar kaybedilmez.”..
Sadece hayatın gürültüsünde
sessiz bir yere saklanırlar...
Ve ben hâlâ arada bir
o sessiz yere uğrarım...
Orada sen varsın,
bir de eskisi kadar tanımadığım ben...
Ooooooooooyyy
Şimdi bir not düşüyorum kendime:
“Bazı insanlar kaybedilmez.”..
Sadece hayatın gürültüsünde
sessiz bir yere saklanırlar...
Ve ben hâlâ arada bir
o sessiz yere uğrarım...
Orada sen varsın,
bir de eskisi kadar tanımadığım ben...
Aşk
Ben senden bir masal istemedim,
ne sonsuz sözler, ne büyük yeminler…
Sadece bir insanın
başka bir insanın yanında
kendini kaybetmeden kalmasını istedim.
Şimdi uzak bir yerde olsan bile
bazı akşamlar seni getiriyor hayat.
Bir şarkının arasında,
bir sokak lambasının altında…
Ve anlıyorum:
Bazı insanlar gitmez.
Sadece kalbin en sessiz yerine
yerleşir.
Aşk
Güller solar, aynalar değişir,
mevsimler eski hikâyeleri unutur.
Ama gerçek sevgi dediğin şey
kendi şarkısını zamanın ötesinde bulur.
Belki yollar ayırır ellerimizi,
belki kader başka bir sayfa açar.
Yine de bir kalp sevmişse gerçekten,
o sevgi içinde sessizce yaşar.
Aşk
Herkes bir yerlere yetişiyor,
ben ise hâlâ
seninle geçen bir anın
içinden çıkmaya çalışıyorum.
Aşk
Kendime Fazla Gelen Bir Aşk
Bugün yine seni düşündüm.
Ne büyük bir olaydı aslında;
bir insanın başka bir insanı düşünmesi…
Ama ben her şeyi biraz fazla ciddiye aldım.
Bir sandalye var odamda, kimse oturmuyor.
Belki de bazı yerler boş kalmak için değil,
birini beklediğini hatırlatmak için var.
Sana anlatacaklarım vardı; sonra fark ettim ki
insan en çok sevdiğine değil,
en çok sustuğuna mektup yazıyor.
Hayat devam ediyor diyorlar.
Doğru. Otobüsler kalkıyor, insanlar yürüyor,
çaylar soğuyor, saatler çalışıyor.
Ama benim içimde küçük bir yer var;
bütün bu düzenin dışında. Orada hâlâ bir gün karşılaşırız diye eski bir umut oturuyor.
Belki aşk dediğimiz şey budur: Mantığın kapısından içeri girmeyen ama insanın bütün odalarını sessizce dolduran bir misafir.
Aşk
Bir Aşk
Bugün yine seni düşündüm...
Ne büyük bir olaydı aslında;
bir insanın başka bir insanı düşünmesi…
Ama ben her şeyi biraz fazla ciddiye aldım...
Bir sandalye var odamda,
kimse oturmuyor...
Belki de bazı yerler boş kalmak için değil,
birini beklediğini hatırlatmak için var...
Sana anlatacaklarım vardı;
sonra fark ettim ki
insan en çok sevdiğine değil,
en çok sustuğuna mektup yazıyor...
Oooooooooyyyy
Sana anlatacaklarım vardı;
sonra fark ettim ki
insan en çok sevdiğine değil,
en çok sustuğuna mektup yazıyor...
Hayat devam ediyor diyorlar...
Doğru...
Otobüsler kalkıyor, insanlar yürüyor,
çaylar soğuyor, saatler çalışıyor...
Ama benim içimde küçük bir yer var;
bütün bu düzenin dışında...
Orada hâlâ
bir gün karşılaşırız diye
eski bir umut oturuyor...
Belki aşk dediğimiz şey budur:
mantığın kapısından içeri girmeyen
ama insanın bütün odalarını
sessizce dolduran bir misafir...
Sana anlatacaklarım vardı;
sonra fark ettim ki
insan en çok sevdiğine değil,
en çok sustuğuna mektup yazıyor...
Oooooooooyyyy
Sana anlatacaklarım vardı;
sonra fark ettim ki
insan en çok sevdiğine değil,
en çok sustuğuna mektup yazıyor...
Aşk
Bir Eksik Kelime
Seni anlatmaya çalıştım.
Kelimeler yoruldu.
Ben sustum.
İçimde sen büyüdün.
Bir gün gittin.
Yerinde yokluğun kaldı.
Garip…
İnsan bazen birini değil,
onunla tamamlanan hâlini özlüyor.
Bana bir şey bırakmadın sanıyordum.
Sonra fark ettim:
Bazı insanlar gitmez.
Sadece
içimizde daha sessiz konuşur.
Aşk
Bir Gün Daha
Bir gün daha geçti penceremden,
akşam yine sessizce indi.
Saatler ömrümden bir şey aldı,
ama senden kalanları yenemedi.
Gençlik uzak bir şarkı şimdi,
yıllar avucumdan akan su.
Yine de bir gülüşün kaldı bende,
içimde açan eski bir duygu.
Bilirim, her şey geçiyor dünyada;
çiçekler, yollar, mevsimler…
Ama bazı insanlar vardır,
kalbin içinde yaşlanmaz hiçbir zaman.
Eğer bir sabah uyanırsam
ve adını anmazsam bile,
bil ki bir zamanlar seni sevmiş olmak
yeter bana güzel bir ömre.
Aşk
Sonbaharın Sakladığı İsim
Bir yaprak düştü eski bahçeye,
rüzgâr taşıdı uzak bir anıyı.
Sessizce sordu gece bana:
“Unuttun mu kalbindeki şarkıyı?”
Yıllar geçti, yollar değişti,
şehirler aldı başka renkler.
Ama bir gülüşün kaldı içimde,
solmayan gizli bir bahar gibi bekler.
Belki kader bizi ayırdı sessizce,
belki zaman ağır bir nehir oldu.
Fakat sevilen bir kalbin içinde
bazı vedalar yarım kaldı.
Eğer bir gün yıldızlara bakarsan,
aynı gökyüzünü bulacaksın belki.
Çünkü gerçek bir sevgi bazen
uzakta yaşar, ama kaybolmaz hiç.
Aşk
Bir İnsanı Beklerken Kendimi Buldum
Bugün yine seni düşündüm.
Aslında seni değil belki;
senin yanındayken olduğum kişiyi.
Garip bir durum bu.
İnsan birini severken
kendi hayatının dipnotlarını okumaya başlıyor.
Masamda duran eski bir kalem var.
Yazmıyor artık.
Ama nedense en çok onunla
anlatmak istiyorum sana içimde kalanları.
Herkesin bir planı var dünyada;
benimse yarım kalmış cümlelerim.
Çünkü bazı duygular
tamamlanmak için değil,
insanın içinde yaşamak için var.
Sana “gitme” demedim.
Belki de biliyordum:
Bazı insanlar kalınca değil,
içimizde bıraktıklarıyla kalıyor.
Şimdi kendime bir not bırakıyorum:
“Birini sevmek, bazen onu bulmak değildir.
Bazen kendi kaybolduğun yerde
bir ışık görmektir.”
Aşk
Herkesin bir planı var dünyada;
benimse yarım kalmış cümlelerim.
Çünkü bazı duygular
tamamlanmak için değil,
insanın içinde yaşamak için var.
Aşk
Kalbin Mantığa Sorduğu Soru
Bir bilge gibi oturdum geceye,
kalbime sorular sordum:
“Bir insan neden başka bir insanda
kendi huzurunu arar?”
Cevap vermedi aklım.
Çünkü bazı gerçekler
kitaplarda değil,
bir bakışın içinde saklıdır.
Sen geldin;
düzenli sandığım bütün düşüncelerim
tatlı bir karmaşaya dönüştü.
Belki de aşkın en büyük sırrı budur:
İnsana kendini yeniden düşündürmek.
Dünya değişir, fikirler eskir,
yıllar yeni cevaplar arar.
Ama iki kalbin birbirini anlaması
hâlâ en eski mucizelerden biri olarak kalır.
Ve ben öğrendim:
Bazen en büyük özgürlük,
birini sevebilmekte
ve onu değiştirmeden kabul edebilmektedir.
Aşk
Belki de bütün evrenin sırrı
uzak galaksilerde değil;
bir kalbin, başka bir kalbe
“seni görüyorum” diyebilmesindedir.
Aşk
Kalbin Evrensel Dili
Bir bilge sordu geceye:
“İnsan neden bir başka kalpte
kendi sessizliğini arar?”
Yıldızlar cevap vermedi,
ama iki insanın bakışı
uzun bir hikâye anlattı.
Aşk;
bir zincir değil, özgür bir yoldu.
Birini değiştirmek değil,
onun varlığını anlamaktı.
Krallar geçer, şehirler değişir,
fikirler çağdan çağa yol alır.
Ama bir insanın başka bir insana
merhametle uzanan eli
dünyanın en eski mucizesidir.
Belki de bütün evrenin sırrı
uzak galaksilerde değil;
bir kalbin, başka bir kalbe
“seni görüyorum” diyebilmesindedir.
Çünkü insanı insan yapan şey
sadece düşünmek değil,
düşünürken sevebilmektir.
Aşk
Bir Dünyaya Sığan İki Kalp
Seni sevmek,
sadece seni düşünmek değildi.
Bir sabahın ışığını paylaşmaktı,
uzak şehirlerin üstüne doğan güneşi
aynı umutla karşılamaktı.
Senin ellerin vardı;
yorgun günlerin içinden geçen
küçük bir bahar gibi.
Dünya büyük,
insan ömrü kısa sevgilim.
Ama bir insanın kalbine dokunan sevgi
bazen yıllardan daha uzun yaşar.
Bir gün yollar değişir,
trenler başka şehirlere gider,
zaman yüzümüze yeni çizgiler bırakır.
Yine de bilirim:
Bir yerde bir kalp
başka bir kalbi gerçekten anladıysa,
orada görünmez bir ışık yanar.
Ve o ışık,
en karanlık gecede bile
insana yaşamayı hatırlatır.
Aşk
Bir Zamanın İçinde Sen
Akşamın rengi düştü eski aynalara,
saatler yine kendi sessizliğinde.
Bir an durdu dünya;
sanki geçmişten gelen bir ses
adını söyledi içimde.
Seni bir hatıra gibi değil,
yaşayan bir zaman gibi taşıyorum.
Çünkü bazı insanlar
geçip gitmez ömrümüzden;
bir mevsim olur, içimizde kalır.
Bir sokaktan geçerken
eski bir şarkı çalıyor uzaklarda.
Ben o melodinin içinde
sana ait bir ışık arıyorum hâlâ.
Belki aşk,
iki kalbin aynı anda buluşması değil;
iki ayrı zamanın
bir anlığına birbirini anlamasıdır.
Ve sen…
bende tamamlanmamış bir rüya değil,
uyanık kaldığım
en güzel düşsün.
Aşk
İnsanın İçinde Kalan
Bir sevda düştü içime,
ne kolay anlatılır ne de saklanır.
Çünkü bazı duygular
insanın kendi tarihine yazılır.
Dünya dediğin büyük bir yol,
herkes bir yük taşır omzunda.
Kimi ekmeğini, kimi yarasını,
kimi de bir ismi ömrünce taşır.
Sana olan sevgim bir masal değildi;
günlerin içinden geçen,
sessiz ama inatçı bir gerçekti.
İnsan bazen birine değil,
onun yanında bulduğu kendine bağlanır.
Ve bazı ayrılıklar vardır;
kapıyı kapatır ama izi kalır.
Ne zaman eski bir akşam düşse aklıma,
bilirim: Bazı insanlar hayatımızdan geçmez,
hayatımızın bir parçası olur.
Aşk
Yorgun Dünyada Bir Işık
Çok yol gördü bu kalp, çok gece taşıdı sessizce.
Ama sen geldin; karanlığın içinden geçen
küçük bir sabah gibi.
Biz kusursuz değildik.
Yaralarımız vardı,
geçmişten kalan ağır sözlerimiz…
Yine de bir gülüşün
bütün yorgunluğu unuttururdu.
Hayat herkese aynı davranmaz, kimi erken yorulur,
kimi umudu son nefesine saklar.
Ben ise seninle öğrendim:
Bir kalp inanırsa, taşın bile içinde çiçek açar.
Eğer yollar bizi uzaklara sürerse,
bil ki sevgim bir gölge değil;
yürüyen bir iz gibi benimle kalır.
Çünkü insanın en büyük gücü
sadece yaşamak değil,
bunca zorluğa rağmen sevebilmektir.
Aşk
Yorgun Dünyada Bir Işık
Çok yol gördü bu kalp,
çok gece taşıdı sessizce.
Ama sen geldin;
karanlığın içinden geçen
küçük bir sabah gibi.
Biz kusursuz değildik.
Yaralarımız vardı,
geçmişten kalan ağır sözlerimiz…
Yine de bir gülüşün
bütün yorgunluğu unuttururdu.
Hayat herkese aynı davranmaz,
kimi erken yorulur,
kimi umudu son nefesine saklar.
Ben ise seninle öğrendim:
Bir kalp inanırsa,
taşın bile içinde çiçek açar.
Eğer yollar bizi uzaklara sürerse,
bil ki sevgim bir gölge değil;
yürüyen bir iz gibi
benimle kalır.
Çünkü insanın en büyük gücü
sadece yaşamak değil,
bunca zorluğa rağmen
sevebilmektir.
Aşk
Kalabalığın İçinde Bir Gölge
Bir sokaktan geçtim bugün,
herkes kendi telaşını taşıyordu.
Ben ise aklımda
sana söyleyemediğim birkaç cümleyle yürüyordum.
Garip bir şeydir insan kalbi;
bin kişinin arasında bile
tek bir kişiyi arar.
Bir aynaya baktım gece,
yüzüm oradaydı ama
sanki başka biri bana bakıyordu.
Belki de seni sevdiğim günden beri
kendimden biraz uzaklaştım.
Sen bir mucize değildin belki,
ama hayatın anlamsız görünen yerlerinde
küçük bir anlam bıraktın.
Şimdi yokluğunla konuşuyorum bazen;
çünkü bazı insanlar gidince
sessizlik bile onların sesine benzer.
Ve anlıyorum:
Aşk, iki kişinin yan yana durması değil;
birinin diğerinin karanlığında
küçük bir pencere açmasıdır.
Aşk
Sizin sokaktan geçtim bugün,
herkes kendi telaşını taşıyordu.
Ben ise aklımda
sana söyleyemediğim birkaç cümleyle yürüyordum.
Garip bir şeydir insan kalbi;
bin kişinin arasında bile
tek bir kişiyi arar.
Aşk
Yol Kenarında Bir Akşam
Bir akşam üstü yürüdüm yoldan,
toprak kokuyordu yağmurdan sonra.
Bir kuş geçti göğün mavisinden,
ben yine seni düşündüm usulca.
Ne büyük sözler gerek sana,
ne de uzun uzun anlatmalar.
Bir insanı sevmek bazen
bir ömür sessizce hatırlamaktır.
Bir tarlanın kıyısında açan çiçek gibi,
gösterişsiz ama gerçek kaldın.
Ben seni uzaklarda değil,
içimde büyüyen bir bahar sandım.
Günler geçer, yollar değişir,
insan yaşlanır biraz.
Ama bazı sevdalar vardır;
kalpte durur, hiç yorulmaz.
Aşk
Bu sabah yine yürüdüm yollarından,
toprak kokuyordu yağmurdan sonra.
Bir kuş geçti göğün mavisinden,
ben yine seni düşündüm usulca.
Aşk
Unutulmuş Bir Odanın Işığı
Evimin içinde bir oda var,
kimsenin bilmediği.
Orada eski bir sandalye,
yarım kalmış bir mektup
ve senden kalan sessizlik duruyor.
Dışarıda şehir gülüyor,
insanlar aceleyle birbirine çarpıyor.
Kimse bilmiyor; bir kalbin içinde bazen
koca bir dünya yıkılır.
Seni sevdiğim gün anladım,
insan bazen bir başkasında
kendi eksik tarafını ararmış.
Sen gittin. Ama tuhaf olan şu:
kapı kapandı, fakat odadaki ışık sönmedi.
Belki aşk budur; birinin hayatından çıkıp
başka birinin içinde görünmez bir iz olarak yaşamaya devam etmek.
Ve ben hâlâ bazen o odaya giriyorum…
Orada sen yoksun, ama seni seven eski ben var.
Aşk
“Unutulmuş Bir Odanın Işığı”
Evimin içinde bir oda var,
kimsenin bilmediği.
Orada eski bir sandalye,
yarım kalmış bir mektup
ve senden kalan sessizlik duruyor.
Dışarıda şehir gülüyor,
insanlar aceleyle birbirine çarpıyor.
Kimse bilmiyor;
bir kalbin içinde bazen
koca bir dünya yıkılır.
Seni sevdiğim gün anladım,
insan bazen bir başkasında
kendi eksik tarafını ararmış.
Sen gittin.
Ama tuhaf olan şu:
kapı kapandı,
fakat odadaki ışık sönmedi.
Belki aşk budur;
birinin hayatından çıkıp
başka birinin içinde
görünmez bir iz olarak yaşamaya devam etmek.
Ve ben hâlâ bazen
o odaya giriyorum…
Orada sen yoksun,
ama seni seven eski ben var.
Aşk
Zamana Direnen Kalp
Eğer zaman adını unutturmak isterse,
bırak geceler hatırlasın seni.
Çünkü bazı sevgiler yazılmaz kâğıda,
sessizce büyür insanın içinde.
Bir gün aynalar değişir,
yüzümüzde yılların izleri kalır.
Ama bir bakışın bıraktığı sıcaklık
en uzun kışlarda bile yaşar.
Kader yolları uzaklara götürse de,
şehirler girse de aramıza,
bir kalp gerçekten sevmişse
kaybolmaz kendi hatırasında.
Çünkü aşk;
bir anlık söz değil,
zamanın karşısında duran
sessiz bir yemindir.
Ve ben seni sevdiysem eğer,
bunu mevsimler değil,
içimdeki sonsuzluk söyler.
Aşk
Kendi Ufkumda Seni Ararken
Bir zamanlar dünyaya meydan okurdum,
ellerimde yalnızca düşlerim vardı.
Gece uzun, yollar sertti;
ama içimde bir isim yanardı.
Seni sevmek,
kolay bir limana sığınmak değildi.
Daha çok, fırtınalı bir denizde
kendi yönümü bulmaktı.
Ben kendimi ararken
sen bir ışık gibi uzakta durdun.
Belki bana ait değildin,
ama yürümeyi öğreten bir yıldızdın.
Şimdi biliyorum;
insan yalnızca başarılarla büyümez.
Bazen bir kalbin dokunuşu
bütün savaşlardan daha güçlüdür.
Ve eğer bir gün yolum kaybolursa,
beni eski hâlime götürme…
Çünkü seni severken öğrendim:
İnsan önce kendi özünü bulmalı.
Aşk
Toprağın Hatırladığı
Bir yol vardı önümde, tozlu ve uzun.
Herkes bir yere gidiyordu,
ben içimde sana doğru yürüyordum.
Hayat bazen ağır bir yük gibi,
omuzlarda eski hikâyelerle geçer.
Ama bir insanın sesi karanlık bir gecede
küçük bir ateş yakabilir.
Seni büyük sözlerle sevmedim.
Bir ekmeği paylaşır gibi,
bir yorgunluğu anlarsın gibi,
sessizce sevdim.
Çünkü dünya değişiyor;
şehirler büyüyor, yollar uzuyor.
Ama insanın kalbinde
aynı eski ihtiyaç kalıyor:
Birinin gözlerinde “buradasın” diye yazan
küçük bir güven.
Ve bilirim; en uzun yolculuklarda bile
insan bazen bir kişiye değil,
bir yuvaya varmak ister.
Aşk
Kalbin Sessiz Bilgeliği
Bir gece yıldızlara sordum seni,
hiçbiri cevap vermedi.
Çünkü bazı isimler
gökyüzüne değil,
insanın içine yazılır.
Zaman geçiyor sevgilim,
şehirler değişiyor, yüzler unutuluyor.
Ama bir kalpte açan sevgi
mevsimlere boyun eğmiyor.
Seni ararken uzak yolları değil,
kendi içimdeki boşluğu buldum.
Meğer insan bazen
bir başkasına yaklaşırken
kendine varıyormuş.
Bir gün ellerimiz ayrılırsa bile
bil ki bazı yakınlıklar mesafeyle ölçülmez.
Bir öz başka bir öze değdiyse,
orada sessiz bir sonsuzluk kalır.
Aşk
Zamanın Arşivinde Sen
Yüzyıllar geçer sanır insan,
bir kalbin bıraktığı izi silmek için.
Oysa bazı duygular
eski şehir taşları gibi dayanır zamana.
Bir gün herkes kendi yoluna gider,
isimler değişir, hikâyeler susar.
Ama bir bakışın hatırası
sessiz bir tarih gibi kalır.
Seni sevmek; geçmişle gelecek arasında
küçük bir köprü kurmaktı.
Ben o köprüde
hem kendimi hem seni buldum.
Dünya nice savaşlar, ayrılıklar gördü,
nice insanlar gelip geçti.
Ama iki kalbin birbirini anlaması
hâlâ en eski mucizelerden biri.
Ve belki de aşk; zamanın unuttuğu değil,
zamanın sakladığı en güzel hikâyedir.
Aşk
Kalanların Hikâyesi
Bir fincan çay soğudu masada,
kimse fark etmedi.
Bazı ayrılıklar böyle olur;
sessizce, eşyaların arasında yaşar.
Senden sonra ev aynı evdi,
sokak aynı sokak.
Ama insanın içindeki küçük ayrıntılar
yer değiştirmişti.
Bir şarkı çaldı akşam,
eski bir gün gibi oturdu yanıma.
Meğer insan en çok yaşanmış olanı değil,
yaşanamamış olanı taşırmış.
Sana kızmadım.
Bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil,
bize kendimizden bir parça göstermek için gelir.
Şimdi adını anmıyorum belki,
ama bazı kelimeler var…
Söylenmese de bir ömrün içinde yankılanır.
Aşk
Kalbimde Açan Çatlaklardan
Ben seni kusursuz bir aynada aramadım,
çünkü en gerçek yüzler
biraz kırılmış yerlerden görünür.
Kalbimde eski yaralar vardı,
her biri başka bir mevsimden kalma.
Sen geldin,
acıların bile çiçek açabileceğini öğrettin bana.
Aşk dediğin bazen iki insanın birbirini kurtarması değil; iki yaralı özün
aynı gökyüzüne bakmayı öğrenmesidir.
Beni sevdiğinde eksiklerimi saklamadım.
Çünkü bazı insanlar yaralarını gizlemez;
onları kendi renklerine dönüştürür.
Şimdi içimde bir bahçe var,
sessiz ama canlı.
Her çiçeğinde biraz sen, her dikeninde geçmişim.
Ve ben biliyorum:
Gerçek sevgi, insanı değiştirmek değil;
olduğu hâliyle yeniden doğurmaktır.
Aşk
İçimde Açılmayan Kapı
Gece yine kapımı çaldı, ama gelen sen değildin.
Sadece yokluğunun tanıdık sesi vardı koridorda.
Kendime sordum: Bir insan başka bir insanı mı özler, yoksa onun yanında olduğu
kişiyi mi?
Masamda duran boş bir sandalye var.
Kimse oturmuyor. Ama bazen bir eşya bile
bir hatıradan daha canlı olabiliyor.
Seni sevmek garip bir yoldu;
kendime yaklaştıkça sana uzaklaştığımı sandım.
Oysa kaybolduğum yer belki de sana çıkan bir yoldu.
Eğer bir gün beni hatırlarsan, büyük bir hikâye arama.
Belki sadece bir akşam,
pencerede duran sessiz bir ışık olurum.
Çünkü bazı insanlar gitmez;
içimizde görünmeyen bir odaya taşınır
ve kapısını hep içeriden kilitler.
Aşk
Kalbin Sessiz Bilgeliği
Aaaaaaaaaşk
Bir gece yıldızlara sordum seni,
hiçbiri cevap vermedi.
Çünkü bazı isimler
gökyüzüne değil,
insanın içine yazılır.
Zaman geçiyor sevgilim,
şehirler değişiyor, yüzler unutuluyor.
Aaaaaaaaaaali
Bir gün ellerimiz ayrılırsa bile
bil ki bazı yakınlıklar mesafeyle ölçülmez.
Bir öz başka bir öze değdiyse,
orada sessiz bir sonsuzluk kalır.
Aaaaaaaaaşk
Bir gün ellerimiz ayrılırsa bile
bil ki bazı yakınlıklar mesafeyle ölçülmez.
Bir öz başka bir öze değdiyse,
orada sessiz bir sonsuzluk kalır.
Aaaaaaaaaaali
Ama bir kalpte açan sevgi
mevsimlere boyun eğmiyor.
Seni ararken uzak yolları değil,
kendi içimdeki boşluğu buldum.
Meğer insan bazen
bir başkasına yaklaşırken
kendine varıyormuş.
Bir gün ellerimiz ayrılırsa bile
bil ki bazı yakınlıklar mesafeyle ölçülmez.
Bir öz başka bir öze değdiyse,
orada sessiz bir sonsuzluk kalır.
Aaaaaaaaaşk
Bir gün ellerimiz ayrılırsa bile
bil ki bazı yakınlıklar mesafeyle ölçülmez.
Bir öz başka bir öze değdiyse,
orada sessiz bir sonsuzluk kalır.
Aşk
Kendime Yazdığım Mektupta Sen
Bugün yine seni düşündüm.
Bunu büyük bir olay gibi yazmayacağım.
Çünkü insan bazen en sıradan anda
en büyük eksikliğini fark ediyor.
Masada duran iki kişilik bir hayat var sanki;
biri oturmuş, diğeri yıllardır gelmemiş.
Ama nedense hâlâ yerini değiştirmeye kıyamıyorum. Sana söyleyeceklerim vardı.
Sonra düşündüm; bazı cümleler karşı tarafa değil,
insanın kendi yalnızlığına yazılır.
Herkes bir şeyleri başarıyor bu dünyada.
Ben ise hâlâ bir gülüşünün neden bu kadar uzun sürdüğünü anlamaya çalışıyorum.
Belki aşk biraz da budur: Bir insanın yanında
kendi kusurlarından utanmamayı öğrenmek.
Şimdi kendime not düşüyorum:
“Onu unutmaya çalışma.”
Çünkü bazı insanlar unutulmaz;
sadece içimizde daha sessiz bir yere taşınır.
Ve ben hâlâ bazen seni değil,
senin yanında olduğum hâlimi arıyorum.
Aşk
Herkes bir şeyleri başarıyor bu dünyada.
Ben ise hâlâ
bir gülüşünün neden bu kadar uzun sürdüğünü
anlamaya çalışıyorum.
Aşk
...bazı ayrılıklar
iki kişiyi ayırmaz;
bir kişiyi ikiye böler
Aşk
Aramızdaki Sessizlik
Sana uzak değilim.
Sadece aynı yerde değiliz.
Bir kelime kadar yakındın bana,
söylemeye korktuğum.
Gittin.
Ben seni kaybetmedim;
kendimde bıraktığın yeri bulamadım.
Bir bakışın vardı,
uzun bir yol gibiydi.
Yürüdükçe
daha çok sana varıyordum.
Şimdi anladım:
Bazı insanlar sevilmez sadece,
insanın içinde
bir eksik tamamlar.
Ve bazı ayrılıklar…
iki kişiyi ayırmaz;
bir kişiyi ikiye böler.
Aşk
Bir gülüşün vardı,
akşamın en güzel yerinde duran.
Ne bir söz kadar geçici,
ne bir anı kadar uzak.
Aşk
Biraz Daha Kalbim
Sana rastladığım gün
şehir aynı şehirdi aslında.
Aynı sokaklar, aynı insanlar…
Ama ben ilk kez
kendime yetişemedim.
Bir gülüşün vardı,
akşamın en güzel yerinde duran.
Ne bir söz kadar geçici,
ne bir anı kadar uzak.
Seni sevmek biraz
yağmurdan sonra toprağın kokusuydu;
kimsenin görmediği bir yerde
hayatın yeniden başlaması.
Bazen adını söylemiyorum,
çünkü bazı isimler
dile gelince küçülür.
Ben seni içimde
daha büyük bir yerde taşıyorum.
Şimdi biliyorum:
Aşk iki kişinin buluşması değil yalnız,
bir kalbin başka bir kalpte
kendine ait bir gökyüzü bulmasıdır.
Aşk
Bugünden Kalan
Bir akşam daha düştü pencereme,
şehir yorgun, gökyüzü uzak.
Saatler geçiyor sessizce,
içimde senden kalan bir sıcaklık var.
Gençlik dediğin bir ışıkmış,
bir gün avuçlardan süzülen.
Ama bazı bakışlar kalırmış,
yılların silemediği yerden.
Sana dair ne varsa bende,
bir eski şarkı gibi yaşıyor.
Dünya değişiyor her sabah,
kalbim aynı yerde seni arıyor.
Belki bir gün unutur yüzümü zaman,
belki yollar başka yere çıkar.
Ama bir insanı sevmiş olmak,
ömürden daha uzun bir iz bırakır.
Çünkü hayat kısa bir rüya,
uyanır insan bir gün ansızın…
Geriye kalan en güzel şeydir,
bir kalpte güzel kalmış olmak.
Aşk
Kayıt Tarihi : 23.06.2026 06:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!