Feleğin Acayip İşi Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4365

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Feleğin Acayip İşi

Bak şu feleğin acayip işine,
Pınar taşı anlatır tüm derdini.
Tuzluk takılıp bir sırrın peşine,
Gül saksıda ağlatır hep kendini.
*
Kelebek kargaya kızıp bağırır,
Çekiç, masa üstünde homurdanır,
Ahşap beşik, ninnileri çağırır,
Yastık, uykusuzdan hızla kaçıyor.
*
Bıldırcın yemin etti artık sekmez,
Çaydanlık suyu ısıtmaktan pekmez,
Süpürge tozları kenara çekmez,
Sandalye oturmuş gazel okuyor.
*
Deniz, gökyüzüne demez mi canım,
Ondan istermiş bir damla al kanım.
Bahar gelince görse de can hanım,
Şemsiye kışlık elbise biçiyor.
*
Masa lambaları açmış sohbeti,
Ayşe teyze şaşıp, bozmuş diyeti.
Haberler basmış manşete niyeti;
Küp şeker keyiften çayda eriyor.
*
Güneş yeryüzüne sorar mı acep,
Yüksek dağlar, yerindeler mi Recep?
Belki bir bilmecedir, belki sebep...
Şair durmadan kelime seçiyor.
*
Duvar saatleri vakti kovalar,
Yelkovan da akrebi tutup havlar,
Kırık pencere perdeleri sallar;
Sarmaşık güneşe öykü açıyor.
*
Kumbaracı sormuş, nereye gitti,
O parlak para sesleri hep bitti,
Karton kutu içinden resim yitti;
Fırça resimlere keder saçıyor.
*
Rüzgâr, otobüse yetişmez sanki,
Camdan bakan kişi, düş görür belki...
Anlamsız mı gelir benim işim ki,
Bu deli divane harfi seçiyor.
*
Neşter ameliyatta söylemiş söz,
Herkesin hayatı bir avuç köz.
Kâğıt, kaleme bakıp çıkarmış göz;
Perde ise, karanlıktan bakıyor.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 26.09.2025 11:07:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!