Buldum, buldum, buldum seni
yar sineme sardım seni
kumru kuşum, ceviz yağım
gülşenimde gördüm seni
titrek başlı ninelerin bacasından
BU MEYDAN
bu meydanın kefesi parça pöçük, minnak, küçük
kafesi oyuk, parmaklıklar kalın ve büyük
zaniyeler aşkın recimhanesinde taşlanır
Ölü, diri, can şahit kostak libidosuna
Düşeydi bir damla köz tandırın kursağına
Kapı, baca, cam şahit suyu akan ağzına
Yular, zincir işlemez çözülen bel bağına
CAN ERİĞİ
Yeniden dirildim
can olup kuru dallara sürüldüm
bir mezar taşındayım
altımda ölü
üstünde ben
Yar bana kırılmış sitem edermiş
Kırıldığın yerden öperim yarim
Geceme ay gibi doğmadı demiş
Zühreyi yoluna dökerim yarim
Saçları şelale yüzü de Ay'mış
sırf uyaklı sözlere şiir dediler
mensur şiir çöpellezi baksana
Uşaklıgil'e zulm etti İstanbul'da birileri
ve
Paris Sıkıntısı'nda boğdu Baudelaire'i
unutuldu
Ölüler
şu kutlu ölüler
canlarını Tanrı'nın ellerine koyuverdiler
lordlar ve serfler
ilk ve son
aynı yoldan yürüdüler
Gökte uğru bir gece
saat oldu epeyce
dolunay akrebinde
yelkovanı ışık geçe
kaç tilki var zihnimde
Şehadet sırrını çözen dil benim
Yaprağında Ahmed yazan gül benim
Ademin çamurundaki kil benim
İnsan isen varlığımı bil benim
Dağlar serilir yere
Sana akar her dere
Araftayım sultanım
Söyle cennetin nere
Avucumda hamdele




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!