Herkes kendi hayatında başroldür
Figüran sandınsa o senin suçun
Sen diken seversin, onunki güldür
Boş viran sandınsa o senin suçun
Karakter değişmez, değişen tarzdır
Seviyorum seni diyen
O gözleri özlüyorum
Vefa takıp naif giyen
O sözleri özlüyorum
Omzuma yaslanan başı
Yerinde say emri almış gibiler
Ayaklar yorulmuş, kollar perişan
Yüreğimde yanmış bütün gemiler
Mateme bürünmüş, güller perişan
Gezdiğim diyarlar şahitlik eder
Baktığın yer sapadır, göremezsin oradan
Simsiyah bulutlar var, çıkamazsın daradan
Asimile olmuşsun, nur umulmaz karadan
Ya gerçeklerin yalan, doğruların eğriyse
Şah, padişah sandığın geri kalmış bir toysa
Çok sular akıp da gitti
Kış mı geldi, yaz mı oldu?
Her seferde ümit tüttü
Yoksa yine köz mü oldu?
Güneş gördüm tepemizde
Huzur nedir diye soran olursa
Adını verirdim hiç çekinmeden
Yüreğim seninle vuslata erse
Yanında olurdum hiç yakınmadan
Ne çare olmadı, başaramadık
Mübarek üç ayların ikisi geçti gitti
Recep, şabandan sonra sana vardık ramazan
Bu sene de Allah’ım bize nasip etti
Çok şükür bir kez daha seni gördük ramazan
On bir ayın sultanı yapmış seni Mevla’mız
Yıllardır aradığım, ömrümü adadığım
Şiirimi yazdığım, ruh ikizim nerede?
Yüreğimi yorduğum, bedelin ödediğim
Vuslatını çizdiğim, ruh ikizim nerede?
Bir köşede karşıma çıkar diye umduğum
En olmaz denilen, oluyor bazen
Atiye umutla bakmak önemli
İnsan ağlayarak gülüyor bazen
Kederin yaşında akmak önemli
Bulamadım denmez, yine aranır
Farkındaydı fazlasıyla her şeyin
Gül için, dikene sabreden adam
Düşüncesi netti, oldukça derin
Göl için, yakana sabreden adam
Hâlihazır istemezdi hiçbir şey




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!