Ayrılık için çok erken sevgili..
Ecel gelmeden..
Güzel gözlerine bakıp,
Utana sıkıla şiirler okumadım,
Türküler söylemedim daha..
Bir yaz akşamı oturup da balkona,
Eskisi gibi yine..
Kuytu bir köşede buluşsak..
Sussak, sarılsak ağlaşsak...
Yağmurda ıslansak...
Gözlerimizi birbirinden kaçırsak..
Galiba ben...
Sevdaya dair konuşmayı özledim!
Bi huysuzluk var bende bu aralar!
İçimde taylar koşuyor deliler gibi,
Bir o yana bir bu yana dur duraksız
Kalbimin otağı ordu karargahı sanki,
İbrahim...
Bırak elindeki o baltayı,
artık gerek kalmadı!
Ben bütün putları tek tek
devirdim ellerimle.
Kimsenin haberi olmadı!
Anladım!
Hep senin açtığın yaralar acıtacak canımı..
Ben her ayrılıkta senin için ağlayacağım...
Başkaları da canımı yakacak,
Bin türlü yalanlarla
duygularımla oynayacak,
Canımı çok yakmana sözüm yok ,
Kalbimi kırmana da ..
Benden yıllarımı, emeklerimi,
çocuklarımı bile çalmanı bi şekilde affedebilirdim..
Bu da böyleymiş
benim kaderim de böyleymiş der unutabilirdim..
Bazen çok merak ediyorum seni!
Nasıl acaba diyorum, neler yapıyor?
Yine gülünce gözlerinin içi gülüyor mu?
Sen gülünce güzel gülerdin,
Güller açardı, güneş doğardı,
benim bayramım olurdu!
Çok ağladık ayrı ayrı dünyalarda,
Artık beraber gülelim tut ellerimden,
Çok kavuştuk düşlerde, rüyalarda
Birbirimize vuslat olalım tut ellerimden!
Bir baharı beraber edip kışlayamadık,
Hele bir dur, dön bak yüzüme,
Ettiğin cefadan usanmadın mı!
Beni gark ederken bunca hüzüne,
Sürdüğün sefadan utanmadın mı?
Kimbilir ne ahlar almışsındır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!