Birgün ararsan eski günleri
Bilesin güneşin battığı yerdeyim
Nefesin her daraldığında
Aldığın her nefesteyim
İster poyraz ol titret yüreğimi
İstersen meltem ol okşa saçlarımı
Karıştı aşkımız göz pınarlarından akan yaşa,
Çağlayıp yıktı gönül duvarlarımı,
Sustum,döktüm acımı gönlümün derinliklerine,
Sessizce,
Bekledim akşamları seni, pınarların başında,
Suya saldım tüm düşlerimi,
Gönlüm huzurlarda,bahar yaklaştı,
Çiçekler tomurcuk bu sabah vakti.
Güneş sımsıcak içimi ısıtır,
Aşkın gönlümde bu şafak vakti.
Yollar uzak olsa ayırmaz bizi,
Yıllar zor geçsede yıldırmaz bizi,
Bir yürekte iki aşığız ikimiz,
Nasıl ayrı kalınır bilirmisin.
Bir çiçekte iki tohumuz biz,
Nasıl yeşerir görürmüsün..
Yere düşen bir yağmur tanesiyiz ikimiz,
Birleştikçe coşan,coştukça çoğalan,
Okyanuslara özlem duyan,
Gökyüzünde bulutlar gibiyiz biz,
Sevdayla savrulan,
Mart ayında toprağa verilen hayat gibiyiz biz,
Her baharda doğan,
Her sonbaharda sonsuzluğa uzanan,
Biz seninle göçmen kuşlar gibiyiz
Yüzyıllarca aynı yolu izleyen,
Nesiller boyu,süren,
Her menzilde bir nefes veren,
Biz seninle fırtınalı günlerde,
Limanda bekleyen gemiler gibiyiz,
Dugun denizlere, aydınlık sabahlara
Özlem duyan.
Biz seninle bir yürekte sevda gibiyiz,
Ayrılırsa yok olan,
Birleşince yaşayan,
Biz seninle aynı topraktan yoğrulan bir ruh gibiyiz,
Ve aynı duyguyla varolan.
Sonsuz yolculukta sallanan eller gibiyiz,
Umutsuzca uğurlanan.
Farettin ÇAKAL0307
Sokaklar, duraklar, arabalar,
Direkler ışıklar,karmaşalar,
Koşturup duran insancıklar,
Bilmem hangi limandadırlar.
Gün doğarken başladı yağmur,
Sokaklar,oturaklar ıslandı.
Rüzgarlar salladı asırlık çınarı,
Kırıldı dalları yasın tutmadı.
Parklarda çimenler yemyeşil parlar,
Salıncaklarda binlerce çocuklar,
Yorgun gözlerle merhamet,
Sessizce ağladı, bilen olmadı.
Akşamlar yaklaştı bitmedi gün,
Sokaklar karadı solarken yüzün,
Lambalar birbir yanarken hergün,
Direkler arasında beklerken.
Herkes evlerine tek tek dağılırken,
Buruk bir acıyla bakar gözlerin,
Gece karanlığı düştükçe gönlüne,
Sabahı özlemle bekeler düşlerin.
Her gecenin sabahında bir sevda,
Her bahar rüzgarında bir güneş,
Her yokuş üstüne dönünce,
Yılların ardından ortaya çıkan düş.
Farettin ÇAKAL0307
Son sevdalar yaşanıyor artık sevgi bahçelerinde,
Bülbüller susmuş, güller ağlaşır,
Yitik bir duygu,yarım kalamış bir sevdaydın,
Gönül bahçelerinde, geçmişten kalan.
Akşamları denize vuran yakamozlar gibiydin,
Dalgalarla sahilleri döven,
Bilir misin seninle olmak bir sevdaydı yaşanmamış,
Dillere düşmeyen, kitapların yazmadığı,
Gözlerin denizlerden derin,bakışlarında bir özlem,
Yalnız benim için geriye dönen.
Dün yalnız dolaştım sahillerde,martılara seslendim,
Ayaz kesen bir poyraz,yüreğimde sevdan,kulaklarımda sesin,
Yalnız benim için söylenen bir şarkıydı ismin.
Dalgalar sahili olan hıncıyla döverken,
Bahara olan aşkını haykırıyordu,
Bahar özlem içerisinde uzayan yollarda,
Benim için geliyordu.
Bulutlar yığı yığın birleşirken ufukta,
Gökyüzü sevdamıza ağlıyordu,
Damlalar düştükçe toprağa,
Sanki benim için savruluyordu.
Kaldırımlar ıssız, bir yabancı süzülüyor,
Ürkek,titrek bakışlar altında,
Sokak kedileri raksediyor, köşebaşlarında,
Uzaktan dumanlar yükseliyor semaya,
Sevgililer dönmüşmüydü yuvaya,
Işıkların titreyen yansımalarında,
Seni her kaşam beklerim sokak lambalarında.
İçim üşüyor ıstamıyorum neden
Belkide sana olan özlemimden,
Her gündoğumu akdeniz sahillerinde,
Hayalinle yürürüm,
Akşam karanlıklarında yakamozlarala görürüm,
Beklerim gece karanlığında bir bir,
Belkide son yakamozda görürüm...
Farettin ÇAKAL0307
Rabbim nurundan yarattın ademi,
Çizdin ademin yolunu, verdin iradeni,
Doğruyu, yanlışı tüm gerçekleri,
Hesabı bir gün verince anlarsın
Dünyaya geldiğin andan beri,
Hep koşturdun, bir lokma sebebi,
Şimdi verince son nefesini,
Ahirette hesabını görürünce anlarsın.
Gençtin dimdik fidanlar gibi,
Eserdin buz gibi poyrazlar gibi,
Ömrünün son deminde meltemler gibi,
Rüzgarın susunca sende anlarsın.
Peşinde koştuğun dostlar nerede,
Kazanıp yaptıpın mallar nerede,
Pekte kıymet verdiğin evlatlar nerede,
Geride kaldığında sen de anlarsın.
Şimdi yatıyorsun boylu boyunca,
Ahbablar toplanmış halin pek nice,
Toprağa koyacaklar seni öylece,
Beş metre kefene girince anlarsın.
Bu dünya yalan sende öğrendin,
Kırdığın kalplerle toprağa girdin,
Yaptığın işler şimdi karşında,
Ardından bir fatiha gelirse anlarsın.
Yetimi koruyup, yoksulu gözet,
Bir lokmayı biz kişiye uzat,
Yarın önüne gelince sırat,
Kıldan köprüden geçerken anlarsın...
Farettin ÇAKAL0307
Bir gül goncasıydı yanağın
Yağmur çiselemiş gibi
Rüzgarlar savururdu kokunu
Baharda bir başka yazda bir başka
Ihlamur kokusu gibi huzurlu
Kekik kokusu gibi keskin
Yıllar önce coşkuyla çıktığımyolda,
Hiç bitöez mi bu çile bilemiyorum.
Her köşebaşında bir garip durur,
Gün batımı sessizlikler içerisinde.
Bunca sızı,acı neyin nesi ki,
Düşen her yaprakta ayrılık bir esinti,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!