Gözlerimden dökülen damlalar gibisin bu akşam,
Gece yarısı doğmaayan ay gibisin,
Çalmayan kapılarım,
Kapanmayan gözlerim gibisin.
Dudaklarımdan dökülen sevda sözleri,
Bağlamamda eski bir tel,
Bir güvercin uçtu,uçmağa vardı göğe,
Gökkubbe yastaydı sessizce...
Bir ana ağlıyordu, sessiz ve içlice...
Bir ninni dökülüyordu dudaklardan,
Gök ağlıyordu belirsizce.
Derken dualara yönelirken gönüller,
Utanma rafa kalktı, haya bozuldu,
Kurulu düzenler tek tek çözüldü.
Anaya babaya diller düzüldü,
Ahiri zamaneye varınca.
Kimse halinden memnun olmuyor,
Fukara aç iken zengin doymuyor,
Gece karanlığı sarınca dört bir yanımı,
Çoban yıldızını ararım.
Dalarım gecenin soğuk koynuna,
Çoban yıldızından meded umarım.
Gece ilerlerken doğacak ayın,
Mehtabı vurdukça alacakaranlığın,
Dün birlikte çıktığımız yolda
Size başarılar dilerim çocuklar.
Gülüp,ağlayıp coşkun seller gibi
Çağlaya çağlaya gidin çocuklar.
Ne çabuk geçti yıllar aradan,
Çok sorunlar gördük ne kadar yaman,
Ey sevgili bırak bende kalsın hatıralar,
Al götür bendeki benleri,
Bakar avutursun kendini,
Düşler kurarsın eski günler üstüne,
Geçen yıllarına dalar kaybolursun.
Gözlerinden acı bir damla yaş,
Belkide birlikte giderdik hadi deseydin,
El ele tutuşarak çocuklar gibi,
Elma şekeri alırdık köşedeki satıcıdan,
Biraz gülerdik.
Sonra koşmaca oynardık belkide seninle,
Uçuşan kuşlar gibi,
Küstüm dünya hep akşamlar oluyor,
Gün doğarken karanlıklar boğuyor,
Yeşeren dallar birer birer kuruyor,
Gün gruba ulaştığında...
Küstüm dünya gelip geçiyor hayat,
Koş peşinden bak bu son durak,
Her mevsim baharı yaşarız sanmıştın,
Baharda sona erdi yaz da ey gönül,
Dalların tomurcuk çiçek açardın,
Bak sarardı soldu taze yaprağın,
Ağardı saçların bak sakalın,
Nerede kaldı şimdi o ilk baharın,
Aynalar yalan söylemez dostlar,
İster güzele, isterse çirkine,
Geç karşısına bak kendine,
Gör neler söyletir dilsiz deliye,
Aynalar yalan söylemez dostlar.
Göstermez zengini fukara yerine,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!