Kalıplaşmış zalimliğin köşesinde doğdum
Bir avucumda ataerkilliğin getirdikleri
Diğer avucumda çaresizliğimin yazgıları çizilmişti
Kız çocuğu deyip de diri diri gömdüler
Eşinden dayak yiyerek yüzleri soluklaşıp
Gözleri morarak evin bir köşesine attılar
Ayrılıklar insanı uzak kılacak
Sevdiğin kalbinde yaşayacak
Kırmızı güller solacak
O seni unutursa
Yiğitler meydan okuyacak mezarına…
Zaman seni sevdirse de
Baban içkinin tuzağında devrildi yere
Yuva dağıldı, keder aktı sokağına
Çocuk
Sen bu sokağa bırakıldın bir gece yarısında
Korku dagıtılmamıştı hiç bu kadar karanlıkta
Çocuk
Bir nefes eksik
Yüreğimi delen kesik
Başucumda isterken seni
Damarlarıma akan kan
Yalnızlık dostum
Yok, arkadaş kimseye yok yüreğim
İçimi burkuyor bu ayrılık
Gözlerim ıslak, arkana bakıyor gitme dercesine
Bırakıyoruz artık senle olan ilişkimizi
Vakti geldi ayrılığın sevgilim
Kapıyı sessizce çekip
Hiçbir şey söylemeden, içimi acıtmadan
Kelimeler sessizleşti sanki
İçimdeki her neyse yakıp kavuran
Dışarı atınca kıyamet kopacak
Biliyorum huzur kalmayacak
Seni de beni de yakacak
Dinsizin aklından imansız gelir demişlerdi inanmamıştım
geç bu topraklardan geçebildiğin kadar
sök sökebildiğin kadar çiçekleri
neşe dağıtan hüzün bahçemi
dağıt dağıtabilirsen
ekilmez mi bir daha çiçek
yakmak mı istiyorsunuz
Hava karanlık şu sıralarda
Yıldızlar etrafta yalnızken
Gözüme uyku girmedi
Seni düşünmekten uyumaya zaman mı kaldı
Korkuyordum ani gelen ayrılıklardan
Ayrıklardan sonra kalbimin yanmasından
Ne olur sorma neden diye
kalbime sapla da hançeri
sorma neden diye
kapılarım kilitli dönmez yüreğine
günlerim sayılı ölüme
bakma böyle durduğuma
Kâğıdın değeri yok mu hiç
Kalem kâğıdı sevmesin
Akıttıkça kalem kâğıda mısraları
Kâğıtta sever şiirleri
Belki ağlatır
Belki güldürür




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!