Böyle zamanlarda
Alıp yüreğimi gitmek istiyorum.
Öyle sıkı bağlamışımki kendimi sebeplere...
Kal-savaş,git-barışlar arasında gidip geliyorum.
Bir şehir yalnız yalnızlık yıkık binaların hüznü
ağaçlarının yeşili gri ela gözlerinde.
Bir şehir kavuşmayan sokaklarının
sesiz hüznü ışıksız köşelerinde.
Bir şehir ayrı kıyıların aynı hasreti,
bağlamış gönlümü köprüleri senin ellerinde.
Terlememiş bıyıklarında
Yaşanmamışlıkların kaygısı
Çelimsiz omuzlarda
Kutsanmış ağırlıklarla
Düştüğün yerde arşa dek
Şehadet bir milletin saygısı
Kimden aldın bu izni?
Kimden söyle bu gücü?
Kimin neye öfkesi?
Yıkıp kavruk,kana susamış topraklara
Daha çocuk ruhunda,
Binlerce canı,binlerce genci,
Bir gün bir yerlerden
Çıkıver emi,
Birden bire belir
Şaşırt herkesi.
Unutulmuş
Sesler,yüzler gibi.
Kendi diler her ruh
Varolmayı
Görünmez iplerle
Nesneye bağlanmayı
Ve yine her ruh
Zamanı gelince
Kapatıp üstünü,gözlerini
alıp ruhunu gidişindir uzaklara.
Kapatmak birşeyleri,
herşeyleri açmaktır aslında.
Bildiğin bilinmezliklere
açtığın bir kapı,bir yol,
Bazen sadece iç dünyamda yaşasam diyorum,
Zira dış dünya saçmalıyor sıklıkla,
Samimiyet denen duygu kaybolmuş.
İnsanlık saçmalıyor çılgınca...
Modaymış yine bu yıl
sade ve pastel tonlar.
Bende hiç bitmedi ki,
ömrümce sezondalar.
Herşey üst üste yine
Yalnızlık...
Mümkünmüdür kendinle kendi içinde.
Kabaca kalabalıklaşırsın özün derinliğinde.
Çatışırlar ve de çoğalırlar sıklıkla
Ebesiz,nedensiz doğururlar
Münzevi benliğinde.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!