Kaçıncı gün olduğunun pek de önemi yok artık.
Kabul ettim kara yazgıyı
Susarak yaşamak zorundayım seni...
Bu "zaman' dediğimiz şey,
Daha neleri öğretecek bana, düşünüyorum.
Ezberimdeki şiirler bir bir uçuyor aklımdan
Çıkıp dolaşıyorum gecek vakti, bir başıma.
Sonra geçtiğim sokaklar, yürüdüğüm kaldırımlar...
Baştan sona yalnızlık oluyor, ve ben
"Öyle çok yoksun ki
Utanıyorum şiir yazmaya"
Sen yoksun
Oysa daha dün vardın, birlikteydik
Sana yazdığım şiiri okumuştum, çok heyecanlıydım
"Bir damla yağmur ve yeni bir şiir düştü pencereme."
Yağmur yağmakla meşgul,
Ben yazmakla.
Bulutların ıslak mazeretler yüklediği ellerimi saymazsak,
Mevsimin sonbahar oluşu ve
Onlarca sahte ve süslü şeylerin arasında
En samimi, en hesapsızını aradım
Ufak bir ışık görmesin gözlerim,
Heyecanlanırım.
Rüzgârın ne yönden estiğini hesaplayamadığım Bu günlerde
"Kırıldı şiir,
Kağıda döküldü."
Soğuyan ve kısalan günlerin ardından bakıyorum buğulu
Sadece biraz ısınmaya ihtiyacım var.
Masamda karalanmayı bekleyen yorgun defterim
Meydan rüzgâra kalıyor, gece olunca
Kulağıma yabancı, penceremdeki sesi
Rüzgârı dinliyorum, zaman geçmiyor
İçimde sadece, korku ve merak.
Sis çöküyor şehre, gece olunca
"Senden ayrı olmaktan değil
Buna alışmaktan korkuyorum."
Artık sana gelemeyeceksem, bunca yol niye var
Sensiz geçecekse ömrüm, zamanın ne önemi var
Şiirlerim seni geri getirmeyecekse, lügatim neye yarar
"Her günüm senle aydın olur.
Bilse güneş, sensiz doğmaktan utanır."
Günlerim yarım kalmış bir şiir gibiydi senden önce.
Her yeni gün tamamlanmayı bekleyen,
Sen tamamlıyorsun bu yarım kalmış şiiri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!