Kaçıncı gün olduğunun pek de önemi yok artık.
Kabul ettim kara yazgıyı
Susarak yaşamak zorundayım seni...
"Bana,
Rotasız bir rüzgârda savrulan bana"
Ben de bilmiyorum,
Her gece gökyüzüne bakarak daldığım bu hayata
Nasıl ve nereden geldiğimi
Bu "zaman' dediğimiz şey,
Daha neleri öğretecek bana, düşünüyorum.
Ezberimdeki şiirler bir bir uçuyor aklımdan
Çıkıp dolaşıyorum gecek vakti, bir başıma.
Sonra geçtiğim sokaklar, yürüdüğüm kaldırımlar...
Baştan sona yalnızlık oluyor, ve ben
"Öyle çok yoksun ki
Utanıyorum şiir yazmaya"
Sen yoksun
Oysa daha dün vardın, birlikteydik
Sana yazdığım şiiri okumuştum, çok heyecanlıydım
"Bir damla yağmur ve yeni bir şiir düştü pencereme."
Yağmur yağmakla meşgul,
Ben yazmakla.
Bulutların ıslak mazeretler yüklediği ellerimi saymazsak,
Mevsimin sonbahar oluşu ve
"Hayatımdaki insanlara ithafen"
Bana biçtiğiniz kalıplara sığmıyorum,
Bu kalıpları kıramıyorum da.
Yok sayılmam, ama
İşte buradayım! diyemiyorum.
Onlarca sahte ve süslü şeylerin arasında
En samimi, en hesapsızını aradım
Ufak bir ışık görmesin gözlerim,
Heyecanlanırım.
Rüzgârın ne yönden estiğini hesaplayamadığım Bu günlerde
Gelmeye gecikmiş, dalgın bir bahara
Ettiğim sitemi kimse bilmez.
Olsun, diyorum.
Kavuşmak ne kadar aşksa,
Kavuşamamak o kadar aşk sevgilim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!