Kahpe vurdu pek de yaman sillesin,
Patak ile beni bir sersem eyledi.
Hıçkırığa boğdu kesti nefesim,
Aşılmaz dağlara perçin eyledi.
Gafil darbesiyle kaldım bi çare,
Ölümü sunma,
Yaşamak varken...
Ne bana
Ne kimseye
Ne de kendine...
Sunacak gücün varsa ki var
İnceden inceye, yürekte sızı,
Islak kirpikleri, uykusuz gözü,
"Arar bulamazsan" diye bir sözü,
Yaz bahar ayımı çevirdi kışa.
Yürek mi dayanır, böyle firkata,
Ne görünmez bela geldi başıma,
Bülbül ben ayrıldım sevdiceğimden,
Gücüm yetmiyor ki gözüm yaşıma,
Gönül ayrı düştüm Sevdiceğimden.
Nasıl oldu bilmem, netice oldu,
Beyaz giyin sevdiğim.
Tanıştığımız ilk gün gibi.
Aşkın akıversin kalbime,
Ilık, ılık dolsun.
Bir çağlayan gibi
Coşkunca...
Sevdiğim kadınlar,
Sevdiğim kadınlar çoktular,
Çok sayıdaydılar,
Hatta çoktular,
Ve sevdiğim kadınlar çoklar.
Çok kadınlar sevdim,
Sevdiğin kucağı,koynu cennettir,
Sevgi kutsiyeti cana minnettir,
Din, iman, inançtır, farzı sünnettir,
Teninde ki canın ruhudur sevgi.
Görünür Mavisi, Yeşili göze,
Vicdan meclisinde dava görüldü,
Oturum açıldı gelenler yanar
İnceden inceye hesap soruldu
Davalıya İdam çıktı can yanar.
Aşk, Sevgi, İhanet, bir de yalana,
Sevgi kapsın yüreğini,
Ve Tüm İnsanlığında...
Kapıp atıversin en yücesine,
Dönecek yol, yolak bulamasın,
Kalakalsın en zirvesinde,
Sevda dağının...
Bülbül gül dalına, gidip dadanır,
Ya gerçeği bulur, ya da aldanır.
Bir insan insanda kendini tanır,
Davranış erkânın karinesidir.
Yalan sofrasında aşkı bir meze,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!