Nere gidem ne yapayım bilemedim,
Yüreğimi kor gibi ateşledim.
Ciğerimi yaktı bu gidişat,
Vuslat yolunu gözler oldum.
Gözlerim yaşlı, bağrım yaralı,
Bu derde yoktur dermanı.
Evlat hasreti ile yanar yüreğim,
Çaresi yoktur, yanar dururum.
Telefondan olsa da görsem yüzlerini,
Nasıl büyümüşlerdir bilmem özümü.
Yaram büyüktür, kanar dururum,
Uzaklardan koklarım izlerini.
Gözlerimin yaşını siler dururum,
Bu kadere, bu kedere yanarım.
Dermanım kalmadı ona şaşarım,
İlacı yoktur bu yaranın, durmaz kanarım,
Sargı bezi yetmez canıma, yanarım.
Bu gidişat böyle gitmez bilirim,
Yüreğimi alev alev yakarım.
Derdime dermanı bulamaz yanarım,
Canım çok yanar, anlatamam derdimi.
Nursima büyüdü, serpildi genç kız oldu,
Yusuf Oğuz babasız/anasız büyüdü.
Tanımaz beni cihan yoruldu,
Ümidim kalmadı, beden yoruldu,
Üç senedir görmedim, yürek burkuldu.
Zaman akıp gider, tutamam ellerinden,
Kuşlar uçar da haber gelmez dilinden.
Duvardaki resimler de avutmaz oldu,
Koptu fırtınalar ömrümün bahçesinden.
Gece çöker, sessizlik büyür odamda,
Adınız feryat olur her nefes alışımda.
Takvimlerden yapraklar düşer birer birer,
Benim ömrüm tükenir bu hasret yangınında.
Gözümün nuru, bağrımın köşeleri,
Kime anlatsam dinmeyen bu kederi?
Gurbet dedikleri bu kör kuyuda,
Kaybettim yolumu, bulamam o eski yeri.
Ne gelen var ne giden, yollar kapalı,
Kader vurdu bize en büyük çalımı.
Vuslat mahşere mi kaldı a canım evlatlarım?
Yine de bitmez içinizde atan bu canın duası.
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 12:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!