Bedenim pek incecik durmuyor aralarda,
İrileşir gövdemiz gezdikçe buralarda,
Miskinlik eyleyerek durdukça masalarda,
Yudumladığım damla etime dönüşüyor.
*
Yıllar geçip giderken ağırlaştı bedenler,
Aynaya küsüp durdu midesini sevenler,
Adımları unuttu tembelliği övenler,
Çeşmeden yuttuklarım yük olup üşüşüyor.
*
Göbekler öne çıktı kemerleri sıktıkça,
Pantolonlar daraldı dikişleri yıktıkça,
Tartılar hata verdi üstüne hep çıktıkça,
Bardağımdaki pınar gövdeme yapışıyor.
*
Boğazı tutamayıp hamurları tattıkça,
Geceleri uyanıp lokmaları kattıkça,
Adımları küçültüp divanlarda yattıkça,
Bardağımdaki sıvı bedende pekişiyor.
*
Gençlikteki o günler gerilerde kalınca,
Beden hantallaşıyor nefesleri alınca,
Dertler kervanı bindi kanepeye dalınca,
Pınarın damlaları etimle kesişiyor.
*
Ufak tefek olmanın yollarını unuttuk,
Tatlıları görünce lokmaları hep yuttuk,
Lokman Hekim gelse de öğütleri uyuttuk,
Şişeden akan sıvı hücreme sıkışıyor.
*
Uludağ'ın serinlik rüzgarına sığındık,
Minderlerin üstünde saatlerce yakındık,
Koca Sinan kızsa da bahçelerden sakındık,
Kadehte duran nehir belimde buluşuyor.
*
Aynalardan kaçarız yüze hüzün konarken,
Tembelliğin yüzünden bedenimiz yanarken,
Sofralardan kalkmayıp tatlılara kanarken,
Mideye inen damla tenimde tutuşuyor.
*
Merdiven çıkamadık soluğumuz kesildi,
İncecik elbiseler sandıklara dizildi,
Dostların meclisinde ağır sözler sezildi,
Yuttuğum serin damla göbekle yarışıyor.
*
Eriyip incelmenin yolları bulunmuyor,
Boğaza kilit vurup rahatça durulmuyor,
Tembel adımlar ile hedefe varılmıyor,
Bardaktaki denizler hücreme karışıyor.
Kayıt Tarihi : 16.04.2026 10:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!