"En Zarif Muhabbetim"
İlmeği kaçmış bir yaşamdı benimkisi.
Bir ucundan tutmaya çalıştıkça
ellerimden kaçıp gitti hayatım.
Lanet olsun!
Üç kere, yüz kere, bin kere lanet olsun.
Saygı duyarsam sizin sevgi anlayışınıza,
tek bir Fâtiha değmesin benim ruhuma.
İtlere adak diye dağıtılsın cesedim.
Çakallar doysun kemiklerimle.
Bir bulutun içinde yaşadım uzun zaman.
Göğsümde kopan fırtınalar.
Tenime düşen şimşekler.
Geceye kaptırılan yıldızlar.
Ayın yarım yüzleriyle kesilen güneş.
Ruhumu ıslatan gri yağmurlar.
Ayrılığın çanlarını beynime öyle bir vurdun ki,
sana benzer hiçbir şeye değemem artık.
Sen dahil.
Madem o kadar kolaydı gidişin
dönmeyi aklının ucundan bile geçirme!
Yok artık anlamı…
İçimde hıncahınç öfkeler vardı.
Şiir susmamı istedi.
Bildim, kelimelerin huzuru içindi.
Ruhumdan kaçamazdım,
lakin dışında kaldım kendimin.
Haklıydı şiir.
Ah benim Sıla Kuşum…
Kanadından sızan o masumluğa.
Gürültülü ruhların içinde çırpınan
o saf ruhuna.
Narin göğsüne sinmiş
o tarifsiz yorgunluğa
Ey gönlümün kıblesi!
İki cihanda eşsiz sevgilim.
Göğüm, gün/eşim, özüm, iki gözüm…
Sen ki kalbimin mimarı,
ruhumun mühürlü defterisin.
Senin ellerin,
Seni şiirlerime konu etmek gibi ahmaklıklarım oldu.
Madem ,
kelimelerime yön verecek kadar yer ettin bende.
Buyur, def edilmeye de yakış o halde.
.
Bir akşam daha sarkıyor,
pencerenin pervazından.
Her şey yerli yerinde ,
ama yokluğun hâlâ çok fazla.
Benden el etek çekince çoğaldı mı sevinçlerin ?
Öyle ya, bendim bütün ıstırabının sebebi…
Yaşadığın bütün kötü anların neferi.
Bütün kırık zamanlarının mimarı bendim ya hani.
Zafer sayalım bu haksız terk edişini…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!