Gecenin elleri pencereme dayanmıştı.
Vakit,
yavaş yavaş uykunun koynuna süzülüyordu.
Omuzlarıma ansızın bir rehavet serildi.
Bu hiç hayra alamet değildi.
Bazı hakikatler,
ancak ömür eskidikçe dile geliyor.
Yaş aldıkça daha iyi anlıyorum.
Hayat,
incitmeden de eksiltebiliyor insanı.
Biz seninle,birbirimizi hiç sevmedik Orion.
Nefret en sağlam kilitti aramızda.
Biz birbirimizi hiç özlemedik,
hiç sahiplenmedik.
Kavuşmaktan ödümüz kopardı.
Güvenmedik birbirimize.
Bir gün,
kalabalıkların kıyısında
göz göze geleceğiz seninle.
Hiçbir şey demeden anlaşacağız.
Çünkü sesimizi,
Ağlamadım say Rû!
Etim kemiğimden sıyrılmadı say!
Gidişini anlatmayacağım.
Başı bozuk bir sonu yazmayacağım asla.
Bu,gerçek olmasını istemeyeceğim kadar
ütopik bir veda.
"Ruhumun İstanbul’u"
Ben,
seni beklemekten usanmayan sabahların çiçeğiyim.
Gözlerimde doğmayan güneşin adını
On parmağında on kusur bir adamdın.
Kaçıncı yalanında vazgeçtim senden, saymadım.
Sana rağmen, sana çok bile dayandım.
Ödün verdikçe, kapında köleyim sandın.
Sağlam yanlıştın; bütün doğrularımı katlettin.
Şimdiye dek, milyon kere üstünü çizmem gerekiyordu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!