Gecenin elleri pencereme dayanmıştı.
Vakit,
yavaş yavaş uykunun koynuna süzülüyordu.
Omuzlarıma ansızın bir rehavet serildi.
Bu hiç hayra alamet değildi.
Bazı hakikatler,
ancak ömür eskidikçe dile geliyor.
Yaş aldıkça daha iyi anlıyorum.
Hayat,
incitmeden de eksiltebiliyor insanı.
Ağlamadım say Rû!
Etim kemiğimden sıyrılmadı say!
Gidişini anlatmayacağım.
Başı bozuk bir sonu yazmayacağım asla.
Bu,gerçek olmasını istemeyeceğim kadar
ütopik bir veda.
"Ruhumun İstanbul’u"
Ben,
seni beklemekten usanmayan sabahların çiçeğiyim.
Gözlerimde doğmayan güneşin adını
Ben seni hiç kırgın cümlelerle anmadım.
Şimdi nasıl yazacağım bilmiyorum.
Seni dönüşsüz yollara hiç uğurlamadım.
Dilindeki vedayı nasıl duymadım, bilmiyorum.
İçimdeki bütün cümleler sustu.
Mazur gör afallayışımı.
Uzun zamandır kelimeler can çekişiyor ellerimde.
Şiirlerin hali perişan,ben perişan.
Neyi nereye koyacağımı ,
hiç bilmiyorum inan.
Her gece ,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!