Bazı kadınlar;
ışığıyla parlayan kadınları,
Kendi karanlıklarına fazla geldiği için dışlar.
Gözleri kamaşır çünkü.
Kendinde olmayanı hatırlar.
Bu günlerde bir hayli bulanığım.
İçimde kaçak bir “sen” var.
Aklımın arka sokaklarında yokluğun devriye atıyor.
Gece olunca ürkek atlar çarpıyor göğsüme.
Dizginleri yok elimde.
Bir “alo”ya rehin nöbetler,
Ben sevebilen bir kalbe sahiptim.
Bana bunu neden yaptın ?
Halledemedim bak !
Üstesinden gelemedim hiçbir şeyin.
Sanki bütün dünya yıkıldı da
bir sen kaldın göğüs boşluğumda.
Ben tarihin kılcal damarında yürüyen
bir ihtilalin kızıl ateşiyim.
Kendi yaramdan uygarlık kurdum,
isyanımdan krallık devirdim.
Yalnızca tek bir cephe vardı ki her seferinde yenildiğim;
komutanı da askeri de bendim.
LEVLÂ
Bunlar mukaddes bir acının son dip notları.
Aynada gördüğüm meyus halimle
İlk kez selamlıyorum seni Levlâ.
" Masal Perisi U/yandı"
...
Sen gördüğüm en güzel masalın
en özel kahramanıydın.
Her şeyden öte,
Mihrimah…
Güneş yüzlü kızım, aydan güzel sultanım.
Bir yanı nur, bir yanı sır olan mucizem.
Henüz nefesin bile düşmedi bu dünyaya.
Ellerin avucumda yok.
"Mor sandalye"
-Ben aklımdan değil.
Sizden nefret ettim önce.-
Kafamın içinde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!