Bu aralar içim pek bi sıkıntılı
Üzerime en çok kalabalık yerlerden gelir sıkıntı, kalabalık yerlerden sâri...
Yokluğun, varlığın en sinandigi
Sankilerin hüküm sürdüğü hayatımızda belirsizliklerin yerini belirliye bırakması gibi ümit...
Ümit ki
Gönderdiğim tüm şiirlerin
Yandığım hatıraların hepsinin sevgisini kalbime işledim
Seni dinledim şiirim
Seni anlattım şiirime
Seni görmeyi diledim satırlarımda
Bu yüzden adını hep şiir olarak andım...
Gülüşlerim de saklı diyarım,
Söyle hangi rüzgar getirecek
An'ım kara yazgımı..
Sevdasına düşkün toprağım
Söyler durur dil bu aşka ne çare
Hangi hesap bu kadar sessiz bakışın
Herkes giderken ısrarla kaldığım şehir
Beni burada tutan, ne hava ne toprak,
Burada tutan bir kağıt bir kalem...
Bir yazı yazılacak kim bilir uzun uzadıya
Bir ömür var yaşanacak kimle nerede bilmem ama ayaklarım gitmiyor senden...
Senden önce ve senden sonrası diye ayrı hayatlar bahşedildiğinde yürümem gerekli yol genişleyecek ve yanımda olacağıni bilerek düşüncelerde bulunmak hiç o kadar göründüğü gibi yalnızlığa boğmuyor...
İnancım hep sana doğru bekleyiş içinde
Geçen zaman içinde, hiç gitmiyorsun içimden…
Her an görüyormuş gibi umutlu gözlerim.
Gözlerim mi daha sevinçli yoksa dudaklarım mı kestiremiyorum.
Mesafeler de yürürken, seni gök gibi içime soluyorum,
Ve yeşilliğime farklı bir mavilik oluyorsun…
İçim bir han pazarı
Hangi yanından girsem solgun çiçekler, solgun yapraklar dolu
Kapıların deliği sarı, turuncu renkleriyle kahveden han a renk katar
Kapılar vardır bekleyeni ile dolu
Kapılar vardır, tokmağına el sürülmemiş
Sevgili en güzel gün ışığı sahibi
Yanıcı bir gürültü eşliği ile mahzen çıldırıyor sesinle
En uzun mevsimlerde buldum seni kaybedemem
İstesem de penceremin demirligine asamam
Bütünü aydın kılan bütünü senle kılan arz a hamd olsun
Seninle büyüyecek seninle kuş sürgünlerine katılacak ruhlar edindim
Seni hiçbir fotoğraf anlatmaya adem
Yine de her diri için solan yaprak.
Dalları dahi kırılmaya yüz tutmuş,
Dedim ya öyle bir şeydi işte ay gibi.
Belki her şey sen gibi farksız,
Farklılık yok saymaya.
Bir ay karanlığında suçlu olmak,
En sessiz rüzgarı dâhi uyandırır.
Altının değeri yerde ne arar,
Hangi yüze baksam hastalık.
Dudaklar gülümsemeyi unutmuş gibi,
Belki de uykusuzluk, ağaçları düze getirdi.
Ne kadar akıtıyorsun şirinliginden nev nâr
Seni görmeyen gözler hiç ağlamamis belli ki
Bugün her yerim tutuşmuş
Eteklerim alev almış
Dilimde bir yanık izi
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!