Akıttık ırmağı, yarıp bayırları,
Sapladık çubukları, saçtık daneleri,
Büyüttük koca bostanı, ter akıtıp,
Ne bülbüllerimiz kondu, ne de kiraz, eriklerimiz.
*
Tadabilirsiniz çorbayı, yörük gelinlerinin tenceresinden.
Yaydır o çatık kaşları,
Bulunmaz, fikirlerinde öfkeleri,
Mevcuttur, sayısız marifetleri.
*
Birer yüzümüz kınalı, al yazmalı,
Sinelerimiz, keder yüklü birer sine,
Yapıştık yerimize, yurdumuza,
Gayretimiz, gayrettir söyleyerek.
*
Bir de, düşkünleri seyretseniz,
Hallerini, gelip dinleseniz,
Bir hamal kafilesi, toplasanız,
Yüklenemez dertlerini, kuvvetleriniz dahi.
*
Bilsinler zincirleri kırmayı,
Değişsin, teker teker görenekleri,
Wi-fi yok, telefon yok,
Makinelere esaret yok.
Kayıt Tarihi : 16.1.2026 11:36:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!