Ah yine bir akşam
Yaralı...
Her taraf kızıl karası...
Avare bir damlayım saçlarında zamanın
Rüzgâr değse ruhuma
Ab-ı hayat yurduna kavuşacağım.
Önümde mavi deniz
Bir falezin başındayım.
Göğe baksam, geçecek belki
Geçecek geçmez sandığım.
Ağıtlarım kimsesiz
Sessiz ağıtlarım...
Özgürlüğü
Bir kuşun kanadından çaldım.
Uçsuz bucaksız gökyüzünü içtim
Çatlarcasına.
Güzide bir besteyi dinler gibi ruhumla,
Yürüyorum bu hüzzam kentinde bir başıma.
Bir yanım köklerini sürüdüğüm ulu çınar,
Bir yanım sakındığım nazlı Manolya...
İlerde akıp giden minareler çeşmeler,
Karanlık...
Ruhumu kemiriyor bu siyah sancı...
Geçmişin yankısı kulağımda falçata.
Bu bir gayya.
Bir avuç hayale sığdığım zamanlardı.
Kar yağardı Erzurum'a.
Üşürdü çocukluğum...
...
Bıçak vursan kanı akmaz
Yetim bir kederim.
İçimi
Okunmadan toplatılan yasaklı kitapların Sayfalarına gömdüm.
Yakılmış köylerin unutulduğu yerde
Kitapları toprağa...
Seni ilk gördüğüm yerden izliyorum şimdi
Sana ilk düştüğüm.
Kaçamak bakışların tel örgüsüyle
İlk örüldüğüm...




-
Tfn Nn
Tüm YorumlarInsanlar maddi manevi bir şeyler alırlarsa kalırlar ınsanlarda yoksa kalmak da gitmek de anlamını yitirir
Sözcüklerinle, ruhsal dostluğuna misafir olmak sayfanda büyük keyif sevgili Esra