İçime işleyen sıcaklık
En çok, yüzünün ışığından
Saklıda gündüz düşlerimin
En sevdiği kıvrım
Dudaklarınınki, gülümseyen
Gecelerimin iksiri
Kabus gördüm kanım dondu
Bir uyandım sabah olmuş
Bu harami nerden kondu
Ben uyurken neler olmuş
Mütayite salma salmış
Son yudumları içmekte doğanın yeşil hırkası
Çoktan çözüldü iliği hayat doğuran göğsünün
Her fidanı emzirmekte güneş banyosu arkası
Ve toprağın ebeliği, sebebi teessüsünün
Hanımelleri, taranmış, sarkıtılmış gerdana
Dün cihana güneş açtı
Gri köpüklerin arasından
Meraklı bakınan yeryüzüne
Sen geldin aklıma
Gözlerimi diksem, alıyor şulen
Daha girmemişti pakete
Dükkan önünde harmanlardı ustası
Sıkışmış kokuları saçardı küçük nefislere
Sıcacık ısıtırdı çocukluğumdaki gizli cebi
Özenle tutturulmuş, pardesüden bozma cekete
Yaş almamış hatıralar düştü
Çok sevmiştim görünce, ela gözlerinizi
Yüreğimi çalmıştı nasıl magandaydınız
Ne dediniz duymadım, içtim sözlerinizi
Gözüm sizde kalmıştı, nasıl magandaydınız
Okyanuslar gibiydi kelime hazineniz
Kurbağan olayım su yeşili
İki kişilik derede
İçinden geçeyim sazların
Sürtünerek melodisine
Bacaklarım mızrap
Gözlerim
Baş köşesinde aklımın kurul
Boz bulanık düşlerimde kurul, durul
İstemsiz boşalmalarda
Tel maşa saat zembereklerinde kurul
Akıl ölçüm sor, sorul
Yüzgörümlüğün yüzüm
Bir çift kara delik
Uçsuz bucaksız derinliklerde,
Görme merkezi
Dibindeydim oysa
YOKSUN
Ne kulaklarımda sesin
Ne yorgun yüzümde nefesin;
İdareli kullandığın.
Ne de alıştığı yerde cismin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!