Yirmi üçü Nisanın, arefesi Ramazan
Bu kutlu millet için sevilesi çakışma
Şühedanın kanıyla destansı tarih yazan
Hilal ile Yıldızın dansı gibi bakışma
Aynı hepimizi Yaratan
Aynı toprak
Merkezinde ömrümüzün
Ortak, donatan
Havasından suyundan
Taşından toprağından
Nasiplendik kararınca
Saymadık,
Kaç yıl geçti
Cami bahçesine gömüldü
Göbekadım imla benim
Çok iyi sayılırım
Dede de, dada da
Bel ki bazen şaşırıp
Bükülür istemsizce
Boncuk boncuk direniyor damlalar
Gecikmiş Nisan yağmurlarından kalan
Kristal kırılmalarında sabah
Güler yüzün, doğandan
Tasarruf et ellerden
Yalnız bana gülümse,
Yalnız kalmış kalbimi
Sürükleyen sellerden
Çal çal çal
Güzel günlerdi be lise çağları
Kimimiz hızla geçti, teklemeden
Biz mi zekiydik, hoca mı seçkin
Bilirdik ezbere,
Neydi karadenizin dağları
Enis yapıştırırdı beklemeden
Üç aylıkken düştüm ıslak sokağa
Tir tir titriyorum, kulaklar düşmüş
Sanki benden başka çıplak yok aga
Yağmur damlaları, bana üşüşmüş
Sesim pek çıkmıyor, boğuk inleme
Çulu serdim siteye dikizlerim etrafı
Kilimine güvenen hele çıksın karşıma
Uyuşmuşlar mı nedir pek bir ürkek eşrafı
Kalemine güvenen hele çıksın karşıma
Kuşanıp hazırlandım kıspetimi, miğferi
Milletin malını, yemiş içmişsin
Boğazına dursun, getir dur geviş
Ekmediğin yerden, mahsul biçmişsin
Ambara mı dizdin, hey ahbap, ne iş
Hırsızımız zaten, boldu maşallah




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!