peri kızları dolaşırmış
su kenarlarında
güzel çirkin ayırt etmeden
alır götürürlermiş erkekleri
cinler huzurunda nikah kıyarlarmış
ayrılığın sözü bile edilemezmiş
aşkını aklımda
aklımı dilimde sakladım
yalanın en kocamanını oynadım sana
sen farkında olmasan da
ben hep Pinokyo’ydum
önce ötekileştirirler
sonra ötekileştirmeyi yaygınlaştırırlar
sonra ötekileştirilenleri düşmanlaştırırlar
...
kuluçkaya yatırılan beyin evrimini tamamlar
kabuğunu kırar faşizm
çapulcular çapul çapul döküldüklerinde meydanlara
ayyaşlar şişeleri bitirip kadehleri kırdıklarında
çiftçiler analarını alıp yollara koyulduklarında
pantolonlu, dekolteli, mini etekli kızlar zılgıta başladıklarında
çarşı haksızlıklara karşı
gezi parkı´na vardığında
sen varken her şey bahardı
yaprak dökümü mevsimlerde
ağaçlar çiçek açardı
sen varken
ne hüzün vardı
ne keder
aynalara bakarım geçen yıllar görünür
o yılların içinde yeşil dallar görünür
yarı çıplak bir hayal uzaktan bana bakar
bir çift gözün içinde portakallar görünür
yaşamak
yaşıyor olmanın ruhuna sahip olmak
görmediğin
bilmediğin insanı sevmek
onun sen
senin o olduğunu düşünmektir
..ve çamura şekil verdi Tanrı
insanı yarattı
ateşten yaratılışını üstün gördü
“çamura seçde etmem” dedi
Tanrı`ya isyan etti şeytan
...
lâf cambazlığı kerhanesine düşürdüler beni
arsız dillerin saldırısına muhattap edildim
verip veriştirecektim amma
sabrım bırakmadı beni
“sen kibar, terbiyeli, akıllı bir insansın” dedim
benim gibi insan onlara benzer mi hiç, sadece




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!