Uzandığım, fakat erişemediğim bir serapsın,
Yudum yudum içtiğim,
Her içişimde kendimi kaybettiğim,
Asırlık bir şarapsın...
Sen, damarlarımda dolaşan kan;
Bir ateşsin beni uzaktan yakan.
Beni böylesine hissiz yapan
Sevgiden de soyutlayan sensin.
Oysa,yıllar öncesi böylemiydim ben
Ta ki,beni yapayalnız koyuncaya kadar sen...
Ağlamaktan göz pınarlarım kurudu
O kadar büyük ki içimde kinim,
Yürek dayanmıyor, artık bitkinim.
Çekil, git karşımdan, gözüm görmesin,
Sen artık sevdiğim değilsin benim…
Nasılda kapıldım bir anda sana...
Sana olan aşkımı ve duygularımı,
Gönlüme bir mezar yapıp,oraya kapattım.
Unutmaya çalışıp seninle dolu hatıralarımı,
Üstlerine,birer birer ölü toprağı attım.
Sen,benim için artık yaşayan bir ölüsün.
Seneler ne çabuk gelip geçiyor.
Eskiyi yaşamak mümkün mü bir gün.
Güzelim saçlara aklar düşüyor
Eski ben değilim,yorgun bedenim.
Vuslatın içimde,hasretin elim
Bir zamanlar benim tek sevdiğimdin.
Kıymetim bilmedin,ihanet ettin.
Geçip de karşıma af diliyorsun
Seni,ben af etmem,Allah af etsin.
Kâlbimi alıp da avuçlarıma
Bizi ayıranlar unuttu sansın;
Oysa ki gönlümde, sen yaşayansın.
Söyleme kimseye bu saklı kalsın;
Yüreğim hep seni hasretle ansın.
Zaman ne gösterir kimse bilemez;
Bir çığ gibi büyümekte hasretliğin git gide içimde
Gem vuramıyorum artık beynimi kemiren düşüncelere.
Serapsın sanki yanına varamıyorum
Zaman denilen bu meçhul varlık içinde.
Elem,kaygı ve yalnızlık
Telli Turnam inme bizim ovaya,
Avcılar acımaz,vururlar seni.
Gayret eyle varmak için yuvaya,
Bekler yavruların geri dönmeni.
Telli turnam uç git eyleşme burda,
Derin bir deryadır gözlerin;
Ben,içinde dümensiz,yelkeni kırık bir gemi.
Yol alırım çizdiği yolda kaderin,
Bilmem daha nereye kadar sürükleyecek beni?
Sığınacak bir liman ararım bu sevgi denizinde;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!