Karıştırdım kitapları, sözlükleri
Yüz harfi, üç bin dili
İskenderiye Kütüphanesi’ni
Kazıdım toprağın altını
Av sonrası kutsal totemleri
İlahi metinleri
İnsanların toplamından
İnsanlık çıkmadı
Bu yazgı değil
Cahilliğin kara’sıydı
Utandığım günsün
İki Temmuz,
Bir mektubun olsun,
çalakalem yazılmış
"nasılsın" diye başlayan,
üç satır yeter
elbet siner
sözcüklere
Gözlerimi,
Söz dinlemeyen
Gözlerimi
Hücreye koydum,
Ya aklım!
Kara gözlerine düştüğümden beri
Yamaçlarında yaban keçilerinin meydan okuduğu
Kaç dağ günü tükendi
Tor sararken laciverte, balıkçıların umudu
Kaç deniz saati geçti
Maviye fırça darbesidir beyazından, grisinden
Kaç bulut ayı geçti
Nilüfer sabahları zamanı
Harikaların mucizesi bahçede
Sıcak bakışlarından kaçamam
Takılır gözlerin kahverengi
Kelebekler uçar koynundan
Düşer sevdam derine
Günler ardı ardına bütün ağırlığıyla
Tek başımıza uçurumdan aşağı düşüyoruz
Yaralıdır tüm yürekler, dağlanmış
Bir nefes, bir mahkûm ziyareti, bir tadımlık
Karşı duruş, bir itiraz zamana
Masa lazım hepimize, tutunacağımız,
SÜRÜ
Yaşıyoruz ya, yoksulluk kallavi
Boylu boyunca sarar adamı,
Yüzünün yanığından, çatlak topuğuna kadar
Bebelerimizin saçlarında bitler oynar,
Günda kaç kez terleyip kuruyan
İkizköy adı derler
Bilesin tüm Anadolu köyleri
Kurdun, kuşun ve komşuların yuvası
Buram buram sarar boylarınca, çam, ardıç, zeytin kokusu
“ve elleri kelepçede”
Vatanın neresi diye sorarlarsa
Sümer tabletlerinde, İnanna’nın Dumuzi’ye
Çivilerle kazınmış destandır aşkı,
Kıskandırır beni, imrenirim
Çağlara sığmayan toprak kokulu sevdalara
İnsanız düşeriz biz de mutlaka,
Aşk bir Amazon yağmurudur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!