Adını anmazdım, bilmiş olsaydım,
Bir kere arardın, sevmiş olsaydın.
En azından bir görene sorsaydın,
Beni bu hâllerde gören anlatsın.
Düşünmedim, sevdalandım görünce,
İnce ince dolaşırken damarlarımda,
Kaldırdığım her kadeh şarap.
Aşkı bana nasıl da
öğretti.
gassal tuttu kefeninden
kefeni elinde kaldı
anladı bir an sanki
Allah’ı ağzına aldı
Ankara'da karlı bir günde
sobanın harlı yandığı günde
kapında köle'ydim o an, o günde
ben senin neyinim, anlayamadım
istemem seni, gelme diyordun
kar yağıyor mu Ankara'ya bu günlerde
üşüyor mu ellerin soğuk havalarda
ah! ben olsaydım, yanında
ısıtırdım ellerini hohlayarak nefesimle.
güzel sözler söylerdim sana, ne kadar sevdiğimi söylerdim mesela.
çıkar gözlüğünü ey güzel
Kara gözlerine doya doya bakayım
izin ver bana izin ver ne olur
aşk olup gözlerinden akayım
Üsküdar’da, bir rıhtımda tekneler.
Ben başka bir âlemdeyim.
Bilmem, daha nelere alışılır insan?
Yüreğimde derin bir yara.
Tekneden tekneye atlarken bir kedi,
Kafam, kim bilir nerelerde?
Efem çıkmış meydana,
Kerimoğlu Zeybeği oynuyor.
Oyna da efem, sen oyna,
Davullar, zurnalar çalsın; sen oyna.
Milas ovasına domuzlar iner,
zihnimin kenarında toplu intihar
ruhum tarumar, bedenim paramparça
bedenime yüklenmiş acılardan arta kalan
ölüm saatli bomba, yaşamak dinamit olmuş
bilmiyorum bu kaçıncı çağ, kaçıncı yüzyıl




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!