Bu benim saatlerim sevdiğim
Ben bu sevdanın seher yeliyim
Seni sayıklarım bad-ı saba'a
Ey sevdiğim sen benim yeşilimsin
Ben hem senin hem Bursa'nın yeşili
Uludağın pınarıyım seliyim
Aşıkların çektiğini aşık olmayan bilemez
Severek demlenirler yaşayarak ölürler
Aşıkların sîreti suretinden güzeldir
Yaşadıkları batın yaşadığı zahirdir
Sana göre yazdığı sade saik şiirdir
Erdoğan'a sorsanız sair alem ilimdir
Salihoğluyum Erdoğan Yılmaz'ım!
Ozan Dergisi'ne beni de yazın
Sazımı çaldılar yazımı yazın
Kara talihimi okusun eller
Kalem gözlerinde ceylan yitirdim
Şairler sigaya çekilmeye gelmezler;
Bilakis sigaya çekerler...
Sonra bir gönül adamına denk gelirseniz!
Molla Kasım'a dönersiniz
Yeşil Bursa'ymış, neresi yeşil?
Duaçınarı bile beton yığını,
Bir tek yeşil kalmış, o da saksıda
Bir de yeşilin duası yeşil
Şair olmak istiyorum dedi
Olma dedim sakın
Kapılar kapanır yüzüne
Çerçeveler dökülür
Cam kırıkları saplanır yüreğine
Bir bağa giriyorsunz terennüm ederek
Dünya gözüyle bir temaşa geçiyorsunz
Bilumum envai çiçekler açmış rengarenk
Sonra bir gül görüyorsunuz sivrilememiş boynu bükük
Şair yüreği gidip ona sarılıyorsunuz
Artık sizi teselli etmiyor onca açmış güller
Uzun, uzun baktım da aynalara;
Göremedim hiç, eski mecalimi
Güzelden iyisi, güzel ölmektir
Saksıya diktim, ben dertlerimi
Ya bitecektir, ya da çiçektir.
Hayallerinde olmayan
Rüyalarına giremez
Geceleri uyumayan
Gündüzün rüya göremez
Üç yüz altmış beş gün seven
On Dört Şubatı beklemez
Uğradık da gidiyoruz daha ne gördük ki?
Deme öyle sevdiğim deme ne görmedik ki?
Biçare duygularım göl ediyor katreyi
Işıldıyor gözlerin asumandan afitap
Ya gözlerin kör olsun ya da gözlerime bak




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!