Yüzlerce aşk şiiri yazarsın
Her birine birer roman yazılır
Bazen sorulur maksatı meramı
Hikayesi türkü gibi dizilir
SMA hastası bir yavrumuzu gördüm,
Haliyle çok üzüldüm....
Tıbbi Akademisyenlere sesleniyorum!
Gerek İbn-i Sina'ya sorsunlar!
Gerek Lokman Hekim olsunlar!
İster istihareye yatsınlar, ister ayakta dursunlar
Ne yazık geçiyor güzel baharlar
O güzel gülleri koklayamadan
Benim yüreğimde erimez karlar
Solup gideceğim yaşayamadan
Uzanalım Bursa'dan İstanbul'a
Aşk ile geçelim Osman Gazi'den
Deniz gibi mavi iki bin yirmi
İstanbul ruhumun gönül bahçesi
Düz ovalar sana kalsın
Ben çıkarım yar yollara
Neler çektiğimi bir sor
Sor da söylesin dağlara
Yıkılır da söyleyemez
Bugün de böyle geçti
Geçti gitti ömrümden
Sensizliğim büyüdü
Kocaman oldu yürüdü
Seni sevmekten geçer
Ilık bir duş gibi hayal ederim
Garip bir düş gibi hayal ederim
Dolaşık bir yolda ağlar giderim
Yollardan geçerken gördün mü beni
Hanım yok inim yok başım sokmaya
Ölümden korkmuyorum yapacak işlerim var
Mezarımda aklıma gelirse üzülürüm
Murat alamadığım meramım gözlerim var
Ruhum bedene girse hasretinden ölürüm
Bu zaman değil gönül yâr zaman değil gönül
Maslahatın hasıl olduğu yerde aşk, tercih olur
Maslahatın olmadığı yerde kölelik, bariz olur
Öğütlerim gayet zahir, aleni !
Uyuyanı uyar, diye Mevlam gönderdi beni.
Sana benzeyenlere hep meftun oldum;
Hiçbir benzerinde, seni bulamadım!
Zira kimseye de, benzetemedim...
Gaye gönlü yormak, sanma avuttum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!