Bu yalan dünyanın fani malını
Doldurma cebime giderim her an
Koklamam dünyanın solan gülünü
O gül gibi fani beden de bu can
Ne gördün ne duydun anlat deseler
Yasemini sürüyorum rüyalarıma
Gecelerim uzuyor hecelerimde
Yine de kabusla uyanıyorum
Bir ateş alev simalarımda
Derin bir korku hülyalarımda
Garip bir hüzün semalarımda
Rüya mısın ruhum, yoksa masal mı?
Uyanınca sarhoş edersin beni,
Ana oğul biraz dertleşse idim,
Varım yoğum bir hoş edersin beni.
Adı ölüm imiş gidenler gelmez,
Rüya gibi bir alamet görmedim
Rüya gibi bir kıyamet görmedim
Rüya gibi bir cehennem görmedim
Rüya gibi bir cennet de görmedim
Bulut mu gördün başında inceden?
Yokluk bana göz yaşımı yedirdi
Darılmadım gücenmedim sabrettim
Dertler yüreğimi emdi kemirdi
Kırılmadım şükreyledim sabrettim
Yolumuz bir izimiz bir neylersin
Benden size bir şiir kalacak
Sadece acıklı bir şiir
Arayacaksınız üzdüğünüz yerlerde
Bulamayacaksınız
Ağlayacaksınız
Ağlayacak bu Şehir
Bu benim saatlerim sevdiğim
Ben bu sevdanın seher yeliyim
Seni sayıklarım bad-ı saba'a
Ey sevdiğim sen benim yeşilimsin
Ben hem senin hem Bursa'nın yeşili
Uludağın pınarıyım seliyim
Salihoğluyum Erdoğan Yılmaz'ım!
Ozan Dergisi'ne beni de yazın
Sazımı çaldılar yazımı yazın
Kara talihimi okusun eller
Kalem gözlerinde ceylan yitirdim
Şairler sigaya çekilmeye gelmezler;
Bilakis sigaya çekerler...
Sonra bir gönül adamına denk gelirseniz!
Molla Kasım'a dönersiniz
Yeşil Bursa'ymış, neresi yeşil?
Duaçınarı bile beton yığını,
Bir tek yeşil kalmış, o da saksıda
Bir de yeşilin duası yeşil




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!