Sesine kıyamıyorum tenine kıyar mıyım?
Ben o eski benim yine iki bayram sarılayım.
İki güzel çocukluk, çocukluğunda;
Annen, baban sağ, yanındaysa!
Yaşlılığında evladın arkandaysa!
İki garip çocukluk, gayrı hiçbiri yoksa.
Gasilhaneye getirdiler bir ölü!
Gassalın dudağı uçukladı,
Yatıyor iki ölü.
Ötme sus yarama dokunma bülbül
Hazanın gülleri ben de soluyor
Sorma hatırımı bilen biliyor
Farzet ki lâl oldum ikrar olmuyor
Ah aşkımın feyzi feyzaya döner
Ne dehlizlerden geçiyorum bilseniz
Karanlığı yırtıyor aşkımın hüzmeleri
Gülüşüyle oyalarken gönlümü
Yüreğime saplanıyor gözleri
Bir manevra dönüyorum geriye
Güzel de çirkindir, çirkin de güzeldir;
Güzellikte çirkinliğini güzelleştir,
Çirkinlikte güzelliğini geliştir!
İmtihan elzemdir, edep güzeldir.
İnsan kendini anlatır, kendini hatırlatır
Kendini tanıyamaz, gölgesine yansıtır
Kıt zekalı olanlar, kendine doğru çeker
İleri zekalılar, hep ilerlemek ister...
Kafatasına çekilmiş etten bir deri
Kuytu içinde bakan bir çift göz
Ve beynimde dönen türlü naneler
Düşlerimde özlediğim insanlık
Çok şey var anlatmak istediğim
Tarih seni konuşur sen tarihi susarsın
Geçmişinle övünüp geleceğe kusarsın
Soralım istiklale biraz seni anlatsın
Kalabalıklar seni çok mu yordu İstanbul?
Hani nerde selviler selvi boylu fidanlar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!