bir tatlı kaşığı bal....
gerisi sap saman.....
keçi boynuzu gibi....
yediğim zaman....
sabah akşam böyle....
mezarlıklar dolu çamla...
senin benim gibi adamla...
devriliyor birer birer.....
unutup gidiyor zamanla...
oyalanma yeri burası...
bir bak aynaya insmisin cinmisin....
ona göre ölç biç karar ver....
doğru nedir eğri nedir bilirmisin....
düşün taşın sonra zarar ver.....
zarar derken sadece başkasına değil....
edemedim edemedim seninle...
şöyle karşılıklı iki kelam.....
sonunda ayrı düştü gözlerinde....
uzaktan uzağa bir selam....
oda zoraki belli belirsiz....
olan oldu eğer ders alırsan....
zamanın var yok bilemem....
hal bu ki mizana kalırsan...
tutup göz yaşını silemem....
elini vicdanına koy bir kere....
rüzgara saldım dertlerimi....
gitsin diye....
dönüp dönüp savurdu bana doğru....
bütün çektiklerim acılarım...
bitsin diye.....
yağlı sacda kavurdu cana doğru....
eskiden kara kedi girerdi....
şimdi aramıza virüs girdi...
bir gün görmese özlerdi...
herkesi şaşkına çevirdi....
bu nasıl bir virüs.....
hem şımarık hem pişkin....
avurdu tavan karnı şişkin...
seyrediyorum hayretle şaşkın....
hayallerimi vuran vurana...
kime güvendimse kandırdı beni...
vuruldum anne,vuruldum..
vurdu beni can bildiğim..
korkma ölmedim anne ölmedim..
vurdu yoluna can verdiğim..
uğruna tir tir titrediğim..
ben bir yıldıza vurulmuşum....
uzaktan da olsa ışığına....
günlerce bakıştık seninle....
sadece tebessüm ettin aşığına....
ben bir aya vurulmuşum....




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!