Kararsın hava, kakaranlık olsun heryer hatta,
Yağmurlar yağsın birde üstüne.
Koymaz bana o kadar,
Yaşıyorken bir başına alacakaranlıklarda.
Sonuçta öldüm, girdim kara toprağa derim.
O karanlıkta yağmur damlalarıyla yıkanırım.
SEVİLDİM Mİ 9
(BÖLÜM IX)
Artık mezun olmuş, iş hayatına balıklama dalmıştım. Ama öyle zor gelmiştiki çalışmak, gerçekten raatım bozulmuştu. Canım isterse uyanıp, canım isterse uykuma devam edebileceğim dönem geride kalmış; bundan sonra sabah 6-6.30 gibi uyanıyor, saat 8’de iş başında olacak şekilde yola çıkmaya çalışıyordum. Zor geliyordu. Bu nedenle askere gidene değin, o 2.5 yıl içinde 4 iş yeri değiştirdim. 4.işim şu anki işim olmakla beraber burada tam 1 yıl çalıştım.
Bir bira, bir sigara,
Dışarıda yağmur,
İçimde sonsuz bir aşk var.
Bir sımsıcak bakış yetiyor yüzümün gülmesine,
Gerisi hiç önemli değil,
Elimi saran bir sıcaklık oldukça...
Sorular Sorular Sorular
Sorular sorular sorular…
Kemirir durur bu yanıtsız, karşılıksız şüphe veren duygular.
Neydim, ne olacağım bile diyemem bu halde,
Tilkiler dolanmaz beynim içinde,
SÖYLENEMEYENLERİN ACISINI ÇEKMEK
Behey benliğim!
Hep amaçlar koyarsın önüne, uymazsın,
Sorunsuz bir hayat dilersin,
Ama hep sorunlara balıklama dalarsın.
Dişini göstermeyi seversin,
Yapayalnız bir halde idi ve o haliyle kendisine sunulan güzellikler içinde, kendisi hakkında bile hiçbirşey bilmeden yaşamaya çalışıyordu Adem. Yaşamaya çalışıyordu, çünkü hayatını paylaşabileceği hiç kimsesi yoktu. Zaman zaman bir ışık ile konuşuyor yada kendisine gönderilen eşsiz güzelliklerde ki ikramları getiren; ilk anda bir ışık huzmesi olarak beliren ama Adem’e yaklaştıkça eşsiz bir güzelliğe sahip bir huri halini alan melekler ile konuşuyordu, Burasının neresi olduğunu, onları nereden, nasıl ve kimden getirdiklerini öğrenmek dışında bir konu yoktu aralarında.
Yüce ışık onu sürekli takip ediyordu. Onun içinde biriktirdiği, özlemlerini anlatabileceği, yeni bir benzeri varlığa ihtiyaç vardı. Bunu fark edebiliyor ancak Adem’i öyle çok kıskanıyorduki onu kaybetmekten korkuyordu. Bunun için o benzer varlık kendisine mi benzemeli yoksa Adem’e mi benzemeli? Bir türlü karar veremiyordu. Sonunda Adem’i kaybet vardı çünkü.
Sonunda kararını vermişti. O yeni varlık, tüm yaratılarından çok kıskandığı Adem ile kendisinin arasında bir varlık olmalıydı.
Tenime gözyaşın değdi,
Bana sarılmıştın,
Boynumdan aşağıya süzüldü,
Bir yanardağın lavları gibiydi,
Geçtiği her noktamı yaktı.
Tek elbisem var şu anda üzerimde,
Bir tenim, bir benim;
Yatmışım yatağıma uzanıyorum…
Kırmızı gece lambamın loş ışığında,
Çıplak vücuduna gecelik gibi giyinmişsin,
Bir karanlık gecedeyim, gene yapayalnızım tabiki; ayıp etmeyin canım. Bazen kahkahalarla gülesim geliyor bu halime ve bu halime gelinceye dek yaşadıklarıma...
Bir Didem, bir Sezen, bir Emel, bir İnci, bir Beyza, bir Pınar, bir Hilal, bir Hülya, bir Konce, bir Elif...
Hepsi ayrı bir güzellik sundu bana, ikisi platonikti, ama onları seyretmek bile güzeldi. Kumru gibi gugugugu diye şakırlardı hatta. Platonikliğine son veremezdim.
SEVİLDİM Mİ 10
(BÖLÜM X)
Askerden yeni gelmiştim. İnternette dolanıyordum. Askerde iken bir yazı vardı. Yazının olduğu siteye mail attıp yazıyı istedim. Yazı Elif isimli birinden gelmişti bana.
Bir teşekkür maili çektim. Karşılığını gönderdi.




-
Emine Keski
-
Hüseyin Kırmaz
Tüm YorumlarBen Emine Keski, Erbil seni hatırlıyorum ve görüşmek itiyorum. Beni facebook'dan bulabilirsin.
Çok güzel bi şiir.Yüreğinize sağlık.başarılar