- oo -
_işte her şey yazının keyfinde
mutlaka o aslanı elleriyle boğmuştu belkıs için süleyman
zaten davud'un sapanına yenildi golyad
_ Sadece şu an
dün yok artık
yarında zaten hiç olmadı
zamanı unutup
_ sessiz ve ıssız etraf
dün yok artık yarında hiç olmadı etraf nura boyandığında
hayatı için adanmak özlem çekerek
bütün insanlığın acısıyla yalnızken denizdeki ışıklara daldım
ay battı batacak sulara
_ Kapıda
sürçen mavi kanatların aralığından sızan
gökyüzü
kayıp bir ışık
_ ceviz ağacının köşesinden doğan yeni gün
söğüt dalından bızbıldık yap bana
öttüreyim neşeyle koşarken papatya tarlalarına
güneş geçmesin diye başıma da eğrelti otundan kocaman bir şapka
_ dile geldi dizeler
sevdiğim sesinin doğuşunu izledim kendi üslubunun güftesinde
yeni güne kavuşurken kızıllıklarda
al al gölgeni kucaklayarak
_ nice eylül öncesinde sayısız çocuk
genç ve yaşlı
ıslak ve omuz omuza karanlıkları yardılar tam orta yerinden
sakince avuçlarından tek bir gün ışığı kaçmasın diye
_ En uzak yollara gitme
yada sükut yoldaşım olduğunda okşama şakaklarımı
o zaman
yöneliyor binlerce soru anlamsızlığa.
_ ve sakın bekleme kaybettiğin yerde
mavi yaz akşamlarında kapını çalmayacak hiç umut
artık ayaklarının altında çiğ kaplı nemli kırlarda gezemeyeceksin gönlünce, özgür ve dalgalanan saçlarını tarayan rüzgârlarda ve yüreğinde sonsuz bir sevinçle; sadece başıboş çekip giden ipsiz bir kayık gibi ve küreksiz dalgalı denizlere…
_ ilkin sohbet ettik sandım
kendimce
ancak birden bire berzah suskunluğundan mı geldin diye kükredi
küskün yürekle şöyle bir çığlık attı ufka feryat figan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!