Bu direniş değil ki sükut sükutu boğazlamakta
Mazimiz şan şeref dolu şair şiirin kara çarşafta
Köprü başları tutulmuş çoluk çocuk ağlamakta
Acıyı bal eyleme sanatı yaşıyanların saltanatında.
Sürü halinde deve kuşları başını kuma sokmakta
kan ter içinde doğdum bu şehre
alnımda İstanbul’un paslı mührü
her adımda dökülür sırtımdan
beton tozu ve eski bir türkü
yedi tepe sırtıma hançer gibi
Ebesi ermiş
Çocuken beşik kertmiş
Elinde şişesi
Konuşur delinin bebesi
Erken dogurtmuş ebesi
6ay 10 günlük kendisi
Biten eski yıldır
Kaygıları ortadan kaldır
Sevdiğini söyle paldır küldür.
Yüreğinde harlanan yangını söndür.
ENGİN TOPKAN (31.12.2025)
Cüzdanlar boş vicdanlar satılık
Maddeyi büyüttük pula tapttık
İlim irfanı boğduk ufku kararttık
Arsız hırsıza güç yetmiyor artık.
Kin kibirden sıyrıl davaya doğrul
Seni severim güzellim.
Terketsende severim
Gözlerinde akan sellin
Kıyamam yine severim.
Dagların ovasına.
YİNE VİRAN OLDU GÖNÜL BAĞLARIM
Geldi geçti ömrümüzün yazı baharı
Yazım kışa döndü kalmadı sabrım
Ne de çabuk geçti aşkımızın baharı
Gurbet eller bana zül zindan oldu
Feryadım yükselir, dertli ses ile,
Ömrüm feda oldu, kara ses ile.
Gözümün bulutu döker yaşını,
Yüreğim kavrulur, kor nefes ile.
Dağlar geçit vermez, yollar hep bağlar,
Yüreğimde sözcükler düğüm düğüm.
Şiirlerim oldu kördüğüm.
Lahuti bir aşk seda boğum boğum.
Nefes aldırırmı sanırsın şiirlerime.
Gök kube altında seda.
Yaradan aşkı her dem daim ola.
Sustuğu zaman kalemin
Göz yaşım akan selim
Maziye dalıp giderse gözlerin
Konuşur o zaman yüreğim
Yüreğimden yüreğine şiirlerim
Yüreğimse şimdi düğüm düğüm




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!