Aklıma zararsın, fikrime ziyan;
Geceyi bölen o çığlığın gibi.
Ansızın beliren, gizli bir beyan,
Kuralları yıkan o anlık gibi.
Hesapta hiç yoktun, söyle ne adın?
Bir elin yağda bir elin balda
Gezer o kanal bi bu kanalda
Martaval anlatır... her dalda
Al aşkını sok gözüne gözüne.
İhaleyi kapan yandaş olanlar
Ezelden her kısmet verilir iken
Erenler üstadlar himmet ettiler
Hak gönül kafesimizi doldurur iken
Hakkın son kitabına biat ettiler
Ara bul şemini yak derinden
Arsızın hırsızın yüzüne tükürsen de vallah! Kızarmaz ki yüzü yine de der Allah Allah?
ENGİN TOPKAN (28.10.2020)
Allah dersin.
Sıkıntı gitsin.
Derman versin.
Söyle suya gitsin.
Tamama ersin.
Şafaklardan süzülen o alsancak rengine,
Tuğlar kalktı ayağa döndü dünya şaşkına!
Tarih boyu sönmedi sönmeyecek bu ocak,
Gökyüzünü bürüdü dalgalan ey alsancak.
Tarihe dön bir bak gök tuğların rengine,
Ana seni özledim
Yollarını gözledim
Diyar diyar bekledim
Kurda kuşa söyledim.
Analar candır inan
Kimi bakmaz sağına soluna
Dünyayı satar bırakır toruna
Kimi de koşarak gider yoluna
Bir fatiha okunur onun goruna
Hayat kısa düşme sakın toruna
Köşeye fırlatılmış bir Anayasa kitapçığı gibiyim;
Sayfalarım kırgın, maddelerim sessiz.
Üzerimde çiğnenen tüm hakların gölgesi,
Ağır bir toz tabakasının altında, kimsesiz.
Bütün o büyük yeminler, o süslü vaatler,
Geleceğe dair hayal kurma boşa
Boş boş bakma sarma en başa
Zaman kıymetli israf etme boşa
Başa sararak anı yaşayamazsın.
Baltanı bile, bile bile vurma taşa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!