Sevdiğim ne zaman akacak gönül pınarın
Aşkın ile yeşeren sinemin yaylasına
Yağmasını mı bekliyorsun yağmurun, karın
Susadı yüreğim muhtaçım her damlasına
Pınarın ile dolsun damarım kan yerine
Zaman doldurmak mı yaşanan hayat
Nerden niye geldik soran var mıdır
Zevk sefa içinde her dem yan gel yat
Aklını gerçeğe yoran var mıdır
Düşünelim biraz farkımız nedir
Özleye özleye bir hal oldum yar
Bu gurbetle artık nereye kadar
Uykusuz geceler gözüme batar
Hayali rüyayı artık kim tadar
Sinemdeki şeytan çekip git diyor
Sana has 'hicranım',hasmım ezelden
Tahammül edilmez bir acı tattı
Kaç kere söyledi geç bu güzelden
Sevgiye,sevdaya zulmü kat kattı
Mecalsiz kalbimle seni andıkça
Sensiz zamanlara çetele tuttum
Ne eksik ne fazla kayıtlı hepsi
Bana ettiğini sanma unuttum
Ne eksik ne fazla kayıtlı hepsi
Hapis marifetli düştüğüm kafes
Güneşi uyaran şafak,sökerken
Dağ,taş,yer,gök,insan uyanır erken
Gecenin bitimi sabah ederken
Bir güne merhaba demek ne güzel
Uğraşlar boğuşur iken insanla
Sevgi tezgahında aşk öre öre
Ulvi bir yol buldun kendine göre
İnanç temelinde gelenek töre
Ne mutlu sen gibi bir yol seçene
Beyhude uğraşlar yok gayrı sende
Kalbinden çekilmeye çabam yetmiyor
Ne kadar istesende fayda etmiyor
Yer etmiş duygulara sözüm geçmiyor
Ne olur ayrılığı isteme benden
Can evimde yanarken aşkın ateşi
Bir akşam şöyle uzandım hayallere daldım
Çarsı çarsı dolaştım bir kırmızı gül aldım
Damıttım gönlümde yarin ellerine çaldım
Hazdan bir hal oldu içim gönül kervanında
Sabaha dek dalgalandı üfledigim teller
Kalpler basıldı gönüller ezildi
Canlar üstünden deşerek gezildi
Küstah hisleri o kadar rezildi
Yer gök yıkandı kanların selinde
Ya Hüseyinim kan revan can verdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!