Kara bulutlar ayrılmaz tepemden
Her günüm mutsuz her günüm umutsuz
Derbeder halim kalkmaz kanepemden
Her günüm mutsuz her günüm umutsuz
Anlatamam ki o kadar yalnızım
Seni özletecek bana ne yaptın
Daha sabahleyin tanıştın benle
Tutumlu gönlümden aşkımı kaptın
Anlaşılan o ki vuslatım senle
İşim gücüm artık sana ayarlı
Şafak söküyorken seni düşümde
Gül bağından bana bakarken gördüm
Dağılmıştı zülfün güller üstüne
Sanki gül dalından gül açıyordun
Gönül aydınlatan hal bırakacak
İnsafsız hislerin vurduğu yerde
Hep gönlüm morardı, bitmedi acım
Ellerin elinde konuldum derde
Yaşam savaşında döküldü saçım
Galeyana gelmiş sanki sızılar
Çareler kaldırmaz düştüğüm yerden
Öyle ağırım ki dertten kederden
Solmuş bir gül gibi düştüm değerden
Küskünüm halime küskünüm dostlar
Yıllarca sönmedi hiç bir yangınım
Huzur kapısından adım atmaya
Kaygan kunduralar izin vermedi
O kadar yordular o kadar beni
Bir adım öteyi gözüm görmedi
Nice telaşlara,dertlere daldım
Kurulduğun günden bu güne kadar
Revnaklı çehrende ne miraslar var
Şanlı tarihine kim ki yan bakar
Bizleri yanında san Kastamonum
İnsanında vardır bulunmaz şefkat
Sen benim canevime düşen kor-sun
Acısı belirmeyen aşk sancın var
İçimi közler gibi yakıyorsun
Gönlümü aşkın narıyla yaktın yar
Ne ateş ne havale böyle yaktı
Hiç dökmeden gözyaşı ardımızdan
Yalnızlığı atalım yanımızdan
Sitemli söz duymadan aşkımızdan
Ayıralım hasreti aramızdan
Kaldıralım gurbeti dünyamızdan
Bir gazel mevsimiydi elde bavul
Bir kadın yürüyordu döne döne
Yüzü gözleri şişmiş sanki davul
Bakınıp duruyordu yana söne
Belli ki hayat yormuş son çırpınış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!