Ayın teni bozuk
Gelmiyor biri.
Ruhumda sönüyor
Haftalar gibi.
Dağılıyor sesleri
Hasret olsam gölgeye,
Bacasız dağlar mısın?
Boğulursam denizde,
Nefes gibi ağlar mısın?
Bir bahçeye yığılsam,
Herkesin olmalı bir yoldaşı,
Her gülüşün olmalı aynası.
Her nefes taze solunmalı;
Ay, güneşini aramamalı.
Aranırsa ne yapar ki insan?
Dinleyen yoksa ne yarar lisan?
Geçiyor kardeşlerim,
Başarı etiketleri ceplerinde.
Önümüzde siyah bir geçit,
Merhaba diyor peşinde.
Bir görevli döndü bana,
Siyah tuvalin beyaz süsleri,
Sessizliğiyle sararken beni;
Soğuk tütün dumanı peşinde,
Görürüm; uzayan gölge mi?
Çoğu göz karanlığa kapanmış,
Aç kundağımı
Dağılsın organlarım
Gözyaşımın tuzunda
Marinasyonunu tamamlasın
Servis edin beylere
Bu memleketin taşı toprağı altın,
Her taşın altında yatarken varlığın.
Adı geçmez, yüzü kayıp sandın;
Güler sana hilal içerisinde bayrağın,
Bir asırlık yaşıyla orada, kanında.
Dalgalanıyor gökyüzü,
Dizlerime çarpıyor.
Stratosfer, balon gibi mi?
Sanki biri üstüne basıyor.
Başım daha da dönüyor,
Bu utancı kıskanır her ateş,
O da ister böyle sönmemek.
Bulutlar bile utanıp kararmış,
Gökyüzü ışığını alıp kaçmış.
Yıldızlar kızarmış kayarken,
Ciğerim bir hafif,
Kalbimde pırıltı.
Yılların tozları
Yüreğimden kalktı.
Özledim kendimi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!