Sen gidersen;
Kuduracak yine bu Karadeniz
Martılar seni arayacak
Bu sahil kaç ömür bekleyecek seni
Gitme…..
Sizin gözünüze girmek için el etek mi öpmeli
Her daim kapı önünde hazır ol da mı durmalıyız
Hiç mi gülmez yüzünüz, hiç mi yok merhabanız
Oyun oynamaya devamsa ben bu oyunda yokum…
Bir Şirvan dayımız vardı koğuşta bizim
Birde onun çok sevdiği bülbülü
Beraber uyurlardı her geceleyin
Ve beraber karşılarlardı her yeni günü...
Güneşim diye severdi o minik kuşu
Bir şarkı olmalı seni anlatan,
Bir şiir belkide sonu hasretle biten.
Veya gözlerimden düşen bir damla yaş…
Ne bileyim işte,
Bir şeyler olmalı seni bana kavuşturacak…
Yüreğin olmalı yüreğimde bulduğum.
Gün gelip gideceğim buralardan.
Sol yanını boş bırakacağım,
Seni bensiz bırakacağım.
Belki bensizliğe yanacaksın.
Ama çok sürmeyecek biliyorum.
Zaman geçtikçe unutacaksın,
Sarı, yeşil renkli bir tespihim vardı
İri taneli büyük bir tespih
Güneşi görürdüm sarısında
Senin altın saçlarını görürdüm
Doğayı görürdüm yeşilinde
Senin güzel gözlerini görürdüm
Bir sabah ilan edildi köydeki camiden
Yıllar sonra vekil gelecekmiş köyüme
Bayraklarla süslendi en güzel ipekten
Mikrofonlar konuldu kahvehanenin önüne…
Tarlalardaki köylülere haber saldılar
Müebbet yemiş bir veli ustamız vardı
Saçları ak elleri nasırlı
Kimseyle oturmaz, kimseyle konuşmazdı
Onun cezası susmaktı, konuşmamaktı
Gardiyanlardan öğrendik,
Karısını vurmuş
Kimsesiz zamanların yalnızlığından, aydınlık diyarların masalsı görüntülerinden, küçük bir çocuk yüreğinin tebessümüyle merhaba dostlar. Şimdiki yazım sahte dostluklara, yani dost gözüken dostsuzlara olsun.
Geçte olsa anladım ama “Dost vurulunca değil de unutulunca ölürmüş” meğer. Ama ben dostlarımı kır çiçekleri gibi avucumda değil, kurşun yarası gibi yüreğimde sakladım bunca yıl. Nice kavgalarda onlarında yanında oldum ve nice sorgularda onları ele vermedim hiç.
Dostluk deniz kenarındaki taşlara benziyormuş. Önce tek tek toplayıp sonra birer birer atmakmış denize. Ancak bazıları vardır ki kıyılmaz atmalara. İşte benim dost bildiklerim o kıyamadıklarımdı. Bilirim ben gülerken herkes eşlik eder, başarılarıma ortak olur. Ama ağlarken kimseyi bulamadım yanında, hele yenilgilerimde hep bir başıma kaldım. Bende diyorum ki şimdi öyle bir dost edinmeli ki insanoğlu; Kötü gün her kapıyı çaldığında kapıya beraber bakalım. Öyle bir dost edinelim ki, her daim yanımızda olsun.
Kolye yapacaktım boynuna,
Sahilden topladığım deniz kabuklarından.
Ve deniz kabuklarına sevdamı katacaktım.
Sana olan özlemlerimi,
Sensizliğimi katacaktım.
Eğer sen yanımda olsaydın,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!